Tarih boyunca gördük ki siyasi erk toplumsal algı yönetimleri için medyaya ve medyanın gücüne ihtiyaç duyar. Tarihin en öne çıkan propaganda dilini geliştiren ve hitlerin gidişini yönünü belirleyen Joseph..
Tarih boyunca gördük ki siyasi erk toplumsal algı yönetimleri için medyaya ve medyanın gücüne ihtiyaç duyar. Tarihin en öne çıkan propaganda dilini geliştiren ve hitlerin gidişini yönünü belirleyen Joseph Goebbels bir bakıma dünyanın kaderini de belirleyen stratejik hamleleri hitlere yaptıran kişi olarak tarihe geçmiştir. Bunun gibi tarihi belirleyen medya ve siyaset dengelerinin örnekleri karşımıza sürekli çıkar. Siyasi aktörler nasıl ve ne konuşacaklarını medyayı kullanarak belirlerler . Medyanın toplumsal dengelerin içerisinde geniş yer tuttuğunu bilen siyaset propaganda dilini belirlerken bunu dikkate alır. Siyasi erkin sonsuz gibi görünen güç algısını toplumsal alanda boşa çıkaran da medyanın kendisidir. Aslında biraz sokaktan bakıldığında konu nettir siyasi erki göğe ve yere taşıyacak olan medyadır.
MEDYANIN MEDYAYA YAPTIĞINI DIŞARDAN KİMSE YAPAMAZ
Burada temel sorunlardan biride mesleki dayanışmanın ve etik dayanışma etiğinin oluşmamasıdır. Çıkarsal döngü ağı bir kısım medyayı şantajcı, kumpasçı hale getirmiş ve bu ağ ile medya içi iç savaşlar başlatılmıştır.Bunu özellikle isteyen, tetikleyen de yine siyasi erkin kendisidir. Siyasi erk kendi çıkarları için medya arasındaki uçurumu derinleştirme eğilimi taşır ve her fırsatta bu uçurumu ortaya koyar. Demirel’in o meşhur sözü aslında maalesef ki tamda burada hayat bulur yeniden” Bize havlıyordu, kapımıza bağladık ki karşıya havlasın” Yan medya, yandaş medya, kalemşör, omurgasız medya bu kadar cümleyi üreterek birbiri ile savaşan bir medya yarattı o siyasi erk. En iyi yönetim şekli aslında tamda bu idi. İç kaosları besledikçe siyasi erkle uğraşmaktan vazgeçen ve çıkarı için kalem oynatan bir medya kendi pimini yıllar öncesi çekti.
Masum değiliz hiç birimiz, kim bilir belki de Sezen Aksu medya için söylemiştir. Gerçekten masum değiliz hiç birimiz. Kişisel hırs ve çabuk ve kolay zenginleşme yolu için olmadık şarlatanlığa kalkışanların aslında hiçte zenginleştiklerini görmedik. Sadece kirlendiler ve kirlettiler. Peki ne yapmalı? Aslında temel soru bu olmalı. Bu soruya verilecek doğru cevap aslında medya birliğini, dayanışmasını ve mesleki ahlakı yerine oturtacaktır. Sosyal medya şarlatanlarının kendisini gazeteci sandığı bir kirliliği de ancak yok edecek olan gazetecilerin etik değerlere sahip çıkarak birbiri ile uğraşmaktan vazgeçmesini sağlayacak iradeyi ortaya koymalarıdır.
Son dönem üzerine en çok oynanan medya sektörü o kadar deforme oldu ki işine gelmeyen gazetecilik dersi vermeye başladı. Öyle gazeteci mi olur, böyle gazeteci, eline makine alan gazeteci.. Bu sözleri maalesef söyletende medyanın kendisi. Biz medya kendi dertlerimize o kadar itildik ki geleceği yazacak zamanımız kalmadı hiç.
NE OLACAK ŞİMDİ
Her seçim atmosferinde olduğu gibi bu seçimde de medya ayrışacak veya ayrıştırılacak. Doğru toplumsal propaganda dilini oy alacağı kitleye göre medyasını belirleyen bir siyasi erk yeniden harekete geçecek. Oy alacağı kitlenin alışkanlıkları, yaşam şekli ve düşünme tarzına göre bir dil bulmanın yolu seçtiği medyanın konumlandığı toplumsal yapı ve tabanla alakalı olacak. Burada temel ilke medyanın etik mesleki değerleri koruyarak karşı karşıya gelmesidir. Kendisine şarlatan , kirlenmiş insanları kılavuz alan siyasi erk kaybetmeye mahkum hale gelecektir.
Aslında temel kural istikrarlı medya siyaset ilişkilerini tesis etmektir. İstikrarlı yürütülen ilişkiler güven temelli olacaktır. Güven kırıldımı atılacak adımlar hedefini şaşacaktır.
Sonuç olarak doğru ilişkilenme biraz istatislik bilgi içermelidir. Sürdürülen ilişkideki sapmalar, ilişkiyi güvensizliğe taşıyan eylem sayısı veya güveni sağlamlaştıran eylem sayısı. Medya her ne kadar son yıllarda güçszüleştirilmeye çalışılsa da biz biliyoruz ki sokak medyanın ve emeğin yanındadır.
KÖŞE YAZISI : NİHAT COŞKUN
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)