Köşe Yazıları Nihat Coşkun

SEÇİMLER VE DENKLEMLER 6″ İNSANI SEVMEYEN SİYASETİ SEVMEYİN”

Ağır ablalar abiler , beyler bayanlar; sevmeyin insanı sevmeyen siyaseti. Seni kendinden küçük gören siyaseti. Tepeden konuşan o korkunç üslubu sevmeyin Koltuğa kavuşmak için insanı linç eden siyaseti sevmeyin. Entrikaların,..

SEÇİMLER VE DENKLEMLER 6″ İNSANI SEVMEYEN SİYASETİ SEVMEYİN”

Ağır ablalar abiler , beyler bayanlar; sevmeyin insanı sevmeyen siyaseti. Seni kendinden küçük gören siyaseti. Tepeden konuşan o korkunç üslubu sevmeyin Koltuğa kavuşmak için insanı linç eden siyaseti sevmeyin. Entrikaların, laf canbazlığının, benim adamım diyen siyasetin o oyun bozan oyunları içerisine girmeyin.

İnsan için önce insan lazım. Bir ben vardır bende benden içeri diyen Yunus Emre’nin derinliğinde insanı görmeyeni, insan için değil kendi için savaşan o siyaseti sevmeyin.

Yalanlar, dolanları, fona para koyup dona kadar soyanları, ağzı çok laf yapıp halkın parasını çalanları sevmeyin. Halkım deyip başlayan yalanları, seçim seçim deyip demokrasi arayanları tek hayali koltuk olanları sevmeyin. Çocuklar okullarda bu kadar güvensizken hala tek kelime edip kendini paralamayan siyaseti sevmeyin. Siyasi ikbali için susup kalan o siyasiyi sevmeyin. Yol arkadaşını küçük idealleri için yolda bırakanı, hak hukuk ve adaleti kendi nefsinden sonra gelen o iki yüzlü dostlukları sevmeyin.

Sevmekle başlayacak her şey dünyayı,  diyelim yazının orta yerinde.

Seçimler ve denklemler yazı dizimizin merkezinde aslında insan vardı. İnsanı görmeyen, insanı tanımayan, algılamayan kendi dışında herkesi önemsiz kılan o siyaseti sevmeyin. Ah can yücel ah.. Bizde derdik demesine de adımız küfürbaza çıkardı sonra. Maalesef ki siyasi ikballeri için şehrin gündelik yaşantısına yarım ağızla cümle sarf eden o siyaseti sevmiyoruz. Okul önlerinde çocuğum güvende olsun diyen siyaseti göremedik. Anneler okul önlerinde kaygılı bekliyor . Önce insandı ya siyaset. Her çocuk vatandı ya? Her çocuğu vatanı korur gibi korumak lazımdı ya. Neredesiniz ey siyasiler. Ne kadar çok isterdik kendinizi ileri taşımak için değil de bu kentin çocukları için o gövdenizi siper etseydiniz. Ne çok isterdik kongre takvimlerinizden çok alnına silah dayayan o polisimizi konuşmanızı, onun derdi ile dertlenmenizi. Pazar yanıyor ey siyasiler, esnaf kan ağlıyor, şehir kaygılı, şehir çözüm bekliyor geleceğe.

Denklemleriniz var seçime dair. Planlarınız, projeleriniz , strateşileriniz. Şehrinizi sevin. Şehrinizi sevin ki bu şehir de sizi sevsin. Şehrin dertleri ile dertlenin ki şehirde sizinle birlikte dertlene bilsin yarınlar için.

Çok yazmak istiyorum boğazımda hep düğümleniyor bir çok şey.

Açıp İstiklal marşını okudum defalarca.

Vatan… İnanç… kocaman bir millet..

Bir kıtası ile bitirelim belki yeniden anımsamak lazımdır

” Bastığın yerleri ”toprak!’ diyerek geçme tanı
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı,
sen şehit oğlusun , incitme yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı
Mehmet Akif Ersoy

İnsanı ve vatanını sev…

Köşe yazısı ; Nihat Coşkun

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL