Köşe Yazıları

ENGELLER KALPTE BAŞLAR

    Bunu nasıl başarabiliriz? En başta kendimizi severek başlamalıyız.Kendini seven bir insan hayatı da çok kolay sevecektir. Hayatın acı tatlı yanlarını da benimseyecektir. Engelli olmanın verdiği psikoloji budur aslında…..

ENGELLER KALPTE BAŞLAR

 

 

Bunu nasıl başarabiliriz?

En başta kendimizi severek başlamalıyız.Kendini seven bir insan hayatı da çok kolay sevecektir. Hayatın acı tatlı yanlarını da benimseyecektir. Engelli olmanın verdiği psikoloji budur aslında… Yürümek nasıl bir duygudur? hiç tatmayanlar açısından düşündünüz mü? Ayaklarıyla yürüyemez olsalarda , yürekleri koşar adım hayatın arkasında!

Bir an sadece bir an için kapatın gözlerinizi..Görmediğinizi düşünün! Nasıl algılardınız çevrenizi? Duyarak,koklayarak,dokunarak,tadarak.. Yemeğinizi görmüyorsunuz. Burnunuz ve kulaklarınız her zamankinden daha fazla çalışıyor. Aslında zifiri karanlık bir odada birkaç dakikalık dolaşmak bile onları anlamak için yeterli galiba…

Engelli bireyleri,toplumun ayrı bir kesimi olarak nitelemek yerine,bütünleşmiş bir parçası olarak algılayabildiğimizde insan olabildiğimizi ortaya koyabilmiş olacağız. Unutmayın engelli olmak kimsenin seçimi değildir!

Gözleri görmeyen bir çocuk, sokakta ayaklarının dibinde bir şapka ile oturuyormuş. Önünde büyükçe bir kağıt ve kağıdın üzerinde de bir yazı : “ ben körüm! Lütfen, yardım edin!” Şapkanın içinde sadece birkaç adet demir para. O sırada elinde çantası ile oradan geçmekte olan bir adam cebinden biraz bozuk para çıkarıp ve onları onları şapkanın içine koyar. Tm gidecekken durur ve çocuğun önündeki kağıdı alır, kalemiyle kağıda birseyler yazar. Kağıdı herkessin yazdıklarını görebileceği şekilde koyar. Kısa sürede içinde şapka dolmaya başlar. Kağıttaki yazıyı değiştiren adam bir süre sonra geri gelir. Çocuk adama kağıda ne yazdığını sorar: “ Sadece doğruyu yazdım. Senin yazdığını farklı şekilde yazdım o kadar.” Kağıtta yazılan herkesin dikkatini çeken o cümle “ Bugün çok güzel bir gün ama ben o güzel günü göremiyorum.”

Lütfen empati kuralım! Biran gözlerinizi kapatın ve düşünün.. Yürüyemiyorsunuz. Özgürce koşamıyorsunuz . Kendi sesinizin nasıl olduğunu hiç duymadınız, bilmiyorsunuz. Sevdiğinizi haykıramadığınızı ve en önemlisi kendinizi hiç bir zaman kimseye ifade edemediğinizi düşünün. Kimse sizi anlamıyor. O çaresizliği yaşama duygusunun empatisini kurabiliyor muyuz? Bu empatiyi kurabiliyorsak, küçük de olsa bir mutluluk verebiliyorsak işte o zaman biz insanız.

Engelsiz bir hayat için engel koymayalım YETER!

 

YETER  ŞİRİN  YILMAZ

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL