Köşe Yazıları

Hiç Bayatlamayan Ekmek

Takvimler ne kadar değişirse değişsin, bazı tarihler zihnimize birer sayı olmaktan öte, geçmeyen bir sızı olarak kazınır. Mart ayı geldiğinde, rüzgârın soğuğu değil de o masumiyetin yarım kalışı üşütür içimizi…

Hiç Bayatlamayan Ekmek

Takvimler ne kadar değişirse değişsin, bazı tarihler zihnimize birer sayı olmaktan öte, geçmeyen bir sızı olarak kazınır. Mart ayı geldiğinde, rüzgârın soğuğu değil de o masumiyetin yarım kalışı üşütür içimizi. Bugün, sadece bir ismi değil; sokağın ortasında yarım kalmış bir çocukluğu, bir annenin dinmeyen feryadını ve adaletin o ağır aksak yürüyüşünü konuşuyoruz.

​Berkin Elvan…

​Hani o fırına gitmek için evden çıkan, cebinde sadece çocuksu bir iştah ve sıcak ekmek kokusu taşıyan 14 yaşındaki çocuk. Kim bilebilirdi ki o kısa yolun, onulmaz bir hasrete ve toplumsal bir vicdan azabına dönüşeceğini? Kim tahmin edebilirdi ki bir somun ekmeğin ağırlığının, koca bir ülkenin omuzlarına bu denli bineceğini?

​Berkin, 269 gün boyunca o hastane odasında hayata tutunmaya çalışırken, aslında bizlerin de insanlığa, vicdana ve adalete olan inancı test ediliyordu. O uyandıramadığımız çocuk, bugün hepimizin hafızasında hiç yaşlanmayan, hep 15 yaşında kalan o çatık kaşlı ama parlayan gözlü fotoğrafıyla duruyor.

​Bir toplumun gelişmişliği, binalarının yüksekliğiyle değil; çocuklarının sokaklarda ne kadar güvende olduğuyla ölçülür. Eğer bir çocuk ekmek almaya giderken geri dönemiyorsa, hepimiz o fırın yolunda eksik kalmışız demektir. Adalet dediğimiz o yüce kavram, sadece mahkeme salonlarının soğuk duvarları arasında değil, evladını kaybeden bir annenin “oğlum gelecekti” diyen bakışlarında aranmalıdır.

​Berkin’i anmak, bugün sadece bir yas tutma biçimi değildir. Onu anmak; çocukların oyun oynarken ölmediği, sapan taşlarının yerini kalemlerin aldığı, adaletin ise herkes için eşit ve hızlı tecelli ettiği bir gelecek düşlemektir.

​O, şimdi gökyüzünün en çocuk yanı. Bizim payımıza düşen ise, onun o yarım kalan gülüşünü unutmamak ve unutturmamak. Çünkü biliyoruz ki; çocuklarını koruyamayan bir geçmişin, aydınlık bir geleceği olamaz.

​Güle güle Berkin. Cebindeki o hayali ekmeğin sıcaklığı, bu toprakların vicdanını bir gün mutlaka ısıtacaktır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL