Köşe Yazıları

Emektir Kadın !

Memleket gündemi ha babam de babam birçok mevzuda sakız gibi uzarken, “ kendine ait bir oda” meselesine bir türlü dönemiyoruz. Üstelik konuya bu şekilde giriş yapma gafletinde bulunduğumuzdan “ohoooo daha..

Emektir Kadın !

Memleket gündemi ha babam de babam birçok mevzuda sakız gibi uzarken, “ kendine ait bir oda” meselesine bir türlü dönemiyoruz.
Üstelik konuya bu şekilde giriş yapma gafletinde bulunduğumuzdan “ohoooo daha neler, oraya gelene kadar…” serzenişlerini duyar gibiyim. Göğsümüzü gere gere konuşup yazamayacak mıyız? Oraya sıra gelene kadar, buraya bu olana kadar…
Peki!
Örneğin kadın emeği dönüştü mü? Erkekler ev dışında çalıştı, tek çalışanlı ailelerde görece yüksek ücretler nedeniyle kadın tamamen ev içine ve ev kadınlığına bağlı rollere mahkum mu oldu? Neden, yoksa kadınlar tembel mi? Dışarda çalışmak zor mu? Ev kadınlığı, çocuk bakımı, yaşlı bakımı ev içi yeniden üretim faaliyetleri kadına “evdeki melek” lik payesi mi veriyor? Zaten cennet de anaların ayaklarının altında.
Ama canım kadının çalışması, evdeki çalışmalarını bozmayacak şekilde olmalı, esnekleşmeli, ev işleriyle, çocuk bakımıyla uyumlaştırılmamalı, uzlaştırılmamalı mı?
İşverenler ne yapsın? Kadınların yeniden üretim faaliyetlerinin getirdiği başta hamilelik, doğum izni, çocuk bakımı gibi durumlarla ilgili maliyetleri üstlenmek istemiyorlar. Ayrıca uzun çalışma saatleri, vardiyalı çalışma gibi koşullar kadınların yeniden üretim sorumluluklarıyla bağdaşmadığı ölçüde kadın istihdam etmekten kaçınıyorlar.
Türkiye’de kadın istihdamı çok çok çok az. Eğitim düştükçe zaten düşük olan çalışan kadınların büyük oranı kayıt dışı işlerde çalışıyor.
Kadınlar sınırlı olsa da bir dönem katıldıkları çalışma hayatından evlenir evlenmez hızla çekiliyor ve tam zamanlı ev kadınlığı yapıyor. Dolayısıyla bu çekilme beraberinde dış dünyaya kapalı sınırlanmış bir kadın profilini getiriyor.
Mevzu derin ve deşilesi yani…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL