Köşe Yazıları

Düşü Güzel Olanın Duruşu da Güzel Olur; Yaşamı da…

Düşü Güzel Olanın Duruşu da Güzel Olur; Yaşamı da… 77 yaşında aramızdan ayrılan Kadir İnanır, ardında yalnızca unutulmaz filmler değil, güçlü bir duruş da bıraktı. İnsan ömrü iniş ve çıkışların..

Düşü Güzel Olanın Duruşu da Güzel Olur; Yaşamı da…

Düşü Güzel Olanın Duruşu da Güzel Olur; Yaşamı da…

77 yaşında aramızdan ayrılan Kadir İnanır, ardında yalnızca unutulmaz filmler değil, güçlü bir duruş da bıraktı. İnsan ömrü iniş ve çıkışların toplamıdır; ancak insanı asıl tanımlayan, hayatın en zor zamanlarında takındığı tavırdır. İnsanlar çoğu zaman sizi oynadığınız rollerle değil, kriz anlarındaki ve haksızlık karşısındaki duruşunuzla hatırlar.

Kadir İnanır da böyle hatırlanacak isimlerden biri oldu. Onlarca filmde oynadı, oyunculuğuyla milyonların sevgisini kazandı. Fakat onu asıl farklı kılan, canlandırdığı karakterlerle inandığı değerler arasındaki güçlü bağdı. Sanatı, yalnızca eğlencenin değil, toplumsal vicdanın da bir parçası olarak gördü. Aşkı, vicdanı, sınıf ayrımını, ağalık düzenini, yoksulluğu, zulmü ve haksızlığa karşı direnişi anlattı.

Özellikle yaşamının son yıllarında benimsediği tavır, onu daha da farklı bir konuma taşıdı. Sürekli “büyük barış”tan söz etti. Anadolu’nun ve Mezopotamya’nın kadim halklarının barış içinde yaşayacağı bir gelecek hayal etti. Verdiği mücadelenin de bu büyük barış için olduğunu dile getirdi. Bir röportajında söylediği şu söz ise hayatını özetliyordu:

“Kalan ömrümü korkak gibi, pısırık gibi kenarda geçirmem. Cesurca mücadele ederek yaşarım. Arkamdan da ‘Helal olsun Kadir abime’ desinler.”

Bu söz, onun yalnızca sanat anlayışını değil, yaşam felsefesini de anlatıyordu.

Bu duruşun izlerini filmlerinde de görmek mümkündü. Tatar Ramazan, Selvi Boylum Al Yazmalım, Yılanların Öcü, İsyan ve daha niceleri… Oynadığı karakterler, aynı zamanda inandığı değerlerin yansımasıydı.

Bunların arasında, Adıyaman’da çekilen “İsyan” filminin ayrı bir yeri vardır. Yönetmenliğini Orhan Aksoy’un yaptığı film; feodal düzeni, ağaların baskısını, köylünün çaresizliğini, kaçakçılığı ve isyanı konu alır. Kadir İnanır’ın canlandırdığı karakteri, kaçakçılığı reddeden, ağanın zulmüne boyun eğmeyen ve haksızlığa başkaldıran bir köylüdür. Film, Mezopotamya’nın kadim coğrafyasında yaşayan insanların dramını, umutlarını ve isyanını güçlü bir anlatımla beyaz perdeye taşır.

Belki de Kadir İnanır’ın oyunculuğunu bu kadar etkileyici kılan şey buydu. O, yalnızca bir karakteri canlandırmıyor; yaşadığı gibi oynuyor, inandığı değerleri perdeye taşıyordu. Bu yüzden geriye sadece unutulmaz filmler değil, saygıyla anılacak bir duruş bıraktı.

Ve bugün arkasından söylenebilecek en anlamlı söz, yıllar önce kendisinin dile getirdiği o cümledir:

“Helal olsun Kadir abime…”

Üzeyir ERGÜL

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL