Nihat Coşkun

YENİ BİR HİKAYE YAZMAK LAZIM

  Nesilden nesile aktarılan çok büyük hikayeleri oldu bu milletin. Kahramanlıklarla dolu bir tarihin ayak izlerinde bir asırdır yürüyenlerin artık kendi izlerini bırakma zamanı gelmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde..

YENİ BİR HİKAYE YAZMAK LAZIM

 

Nesilden nesile aktarılan çok büyük hikayeleri oldu bu milletin. Kahramanlıklarla dolu bir tarihin ayak izlerinde bir asırdır yürüyenlerin artık kendi izlerini bırakma zamanı gelmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bu millete armağan edilen Cumhuriyet yeni yollar açmalı. Yüz yıldır bu büyük tarihin mirası ile yaşayanlar ya yeni bir hikaye yazacaklar yada bu mirası yemeye devam edecekler. Cumhuriyet yenilikçidir, ilericidir. Bu temelin üzerine bir taş koymadan yürüyenlerin siyaseti anladığını düşünmüyorum. Yeni hikayelerimiz olması lazım diyen Gülşah Durbay bence tamda bunu söylemişti. Yeni hikayeler yazılmadıkça o mücadelenin payı ve paydaşı olmak mümkün değil.

 

SİYASET Mİ İNANMAK MI

 

Tamda sormak istediğimiz konu aslında. İnandığımız için mi siyaset yapıyoruz, siyaset yapmak için mi inanmak zorunda hissediyoruz. Bu siyasilerin yoL ayrımları sanırım. İşte tamda bu noktada Liyakatten ve İnanmaktan bahsedebiliriz. Yaşadıklarımız inandığı için siyaset yapanların azaldığını gösteriyor bize. En büyük Cumhuriyet narası atanların en hızlı yol değiştirdiğini gördük , göreceğiz de. Hep dedik diyeceğiz de iyi bir Cumhuriyetçi olmak için bu kadar koltuk savaşına ve büyük laflar zorunluluğuna gerek yok. İyi bir Cumhuriyetçi iseniz zaten size inananlar temsil hakkını vereceklerdir. Temsil hakkını almak için oynanan bu oyunlar yaşamın içinde bazen traji komik hikayelere düşüyor. Halkçı bir Cumhuriyetçi için sahneler yoktur. İnananlar elbet bir gün zaferi yaşayacaklardır.

 

Şimdi bu soruyu sorun kendinize ne için siyaset ve kimin için.

 

ÖZGÜRLÜKLERDE KÖLE OLAN MEDYA

 

Cumhuriyetin en temel değerlerinden halkın haber alma sürecini tamamlayan medya içinde söylenecekler var elbet. Özgürlüğünün farkına varamayan medyanın siyasetin uzantısına dönüşmesi ekonomik ve güç kaygısından kaynaklanıyor kanımda. İşte burada da söyleyeceğimiz şey inanmakla alakalı. İnandığı değerleri ince bir nakış gibi işlemek zorunda olan medya kendisini siyasetin maymunu haline getirmez. Bir duruşu. bir omurgası olmalıdır. Eğilip bükülen bir kalem rakı sofralarının mezesi olmaktan öteye gidemez. Medya için güç güvenilir ve inanılır olmaktır. Maalesef ki o büyülü aynanın önüne geçen medya ayna ayna söyle bana en büyük gazeteci kim demekten öteye gidemeyecektir. Ayna gerçekleri bilir aslında. Meyanın aynası kitledir. İşte o kitleyi kimse küçümsemesin.

 

Özgürlüklerini ufak menfaatlere değişen kalem kırıktır, kırılmaya mahkumdur.

 

YENİ BİR HİKAYE YAZMALI

 

Artık yeni bir hikaye yazmak lazım. Hep birlikte el ele yazılacak bir hikayeye ihtiyacımız var toplum olarak. İnancımızı taze tutacak öyle bir hikaye yazılmalıdır ki nesilden nesile aktarılan Cumhuriyet ilelebet yaşatılabilsin. Hikayeleri olmayanların gelecekleri de olmaz. İzler bırakmak lazım. Kalıcı ve derin izler. Herkes kendi hikayesini ortaya koymalı ve bu büyük derin havuzda harmanlanmalı bu hikayeler TEK BİR HİKAYE OLUNCAYA TEK.

 

NE DİYELİM O ZAMAN

 

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YE HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ.

 

Nihat Coşkun

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL