Nihat Coşkun

KÖŞE YAZISI” SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ”

  Kamusal alanda hizmet eden siyaset ve medya toplum adına çalışan yürütülen çalışmalarda yan yana anılmaktadır. Siyasetin bilgiyi tekelinde tutma isteği kaçınılmaz bir durum oluşturduğundan medya ile olan ilişkileri her..

KÖŞE YAZISI” SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ”

 

Kamusal alanda hizmet eden siyaset ve medya toplum adına çalışan yürütülen çalışmalarda yan yana anılmaktadır.

Siyasetin bilgiyi tekelinde tutma isteği kaçınılmaz bir durum oluşturduğundan medya ile olan ilişkileri her zaman çatışma halinde günümüze taşınmıştır. Anti demokratik uygulamalarla bilgiyi tekelleştirmek isteyen siyaset bulunduğu makam ve ekonomik , örgütlü gücünü medya üzerinde baskı aracı olarak kullanmaktan çekinmez. Baskının kurulduğu sistemlerde medya taraf olmaya sürüklenirken ekonomik baskılamalarla medya üzerindeki sahip olma , sahiplenme yani bilginin kirliliği yaratılmış olur.

Halkın tam bilgiye ulaşmasını istemeyen siyaset kendi bilgi merkezli organlarını yaratarak gerçek dışı bilgilendirmeleri lehine çevirir. Bu ikilemde karşılıklı menfaatlerin çatışması başlayacağından toplumun tarafsız bilgilendirilmesine de çok büyük darbe vurulmuş olur. Hem siyasetin hem de medyanın toplumsal değil de menfaatçi yaklaşımı tarafsızlığı ortadan kaldırdığı gibi halkın haber alma özgürlüğünün önüne de set çekilmiş olur.

Bilgi kaynağının siyasetin gücü ile orantılı halka sunulmasıyla bilgide kirlilik, tek taraflılık kaçınılmaz olur. Bu anlamda toplum menfaatine çalışması için görevlendirilen siyaset ve medya kendi menfaatleri uğruna toplumu feda etmiş olur.

Demokratik yapıların oturtulmadığı toplumlarda güçler ayrılığı dengeleri iç içe geçer ve adalet, eşitlik, hukuk kavramları ortadan kalkar. Birbirini denetleyen mekanizmaların tek merkezli olması adalet kavramını da bitirir.
Genel olarak yakın ilişkilerimize baktığımızda da durum tamda böyledir. Medyasını satın alan siyasetin her gün yargıya taşınan dosyaları bir peri masalı anlatır gibi anlatan medyanın gerçekliği, inanırlığı, güvenirliliği kalmaz.

Özellikle anayasada güçler ayrılığı temel oluşturur. Güçler ayrılığı kontrol mekanizmalarını ayakta tutan yapıdır. Güçler ayrılığı ortadan kalkarsa denetim mekanizması da ortadan kalkacağından kirliliğe uygun zemin yaratılmış olur.
Özetlersek, özellikle yerel yönetimlerde toplum adına siyasetin hizmetlerini ve aksaklıklarını, hukuka aykırılıklarını yazacak olan medya baskılanıyorsa burada halkın bu durumu sorgulaması gerekir. Hem medyanın güvenirliliği, hem medya siyaset ortaklığı çok fazla sorgulanmalıdır.

Sonuç olarak toplum yararına hizmet üretiliyorsa güçler birbirinden ayrılmalı, göbek bağları ortadan kaldırılmalıdır. Bu yapılamıyorsa ne temiz siyasetten, nede temiz medyadan bahsetmek mümkün olmaz.

Temiz siyaset  temiz medya.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL