9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete’de kıyılarımızın kamu yararı ilkesine gölge düşüren bir yönetmelik değişikliği yayınlandı. “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in..
9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete’de kıyılarımızın kamu yararı ilkesine gölge düşüren bir yönetmelik değişikliği yayınlandı. “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in
81. maddesine eklenen yeni fıkra ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na uygun görülen kıyı ve sahil şeritlerinde isteyen işletmelere kiralama yetkisi verildi.
Kıyı alanlarında yapılması zorunlu ticari ünitelerin; hasılat veya gelirden pay alınması karşılığında bakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme faaliyetleri amacıyla Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesine, protokolle kiraya verilmesinin önü açıldı.
Oysa 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 5. maddesi son derece açıktır
“Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır.”
Aynı maddede, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği belirtilmiştir.
Kıyılar herhangi bir Hazine taşınmazı gibi değerlendirilemez.
Kıyıların temel kullanım amacı gelir elde etmek değildir. Devlet kıyılardan halkın eşit ve serbest biçimde yararlanmasını sağlamalıdır.
Kıyı Kanunu’nun 6. maddesi de kıyıların herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğunu; halkın kıyılardan yararlanmasını engelleyecek duvar, çit, parmaklık, tel örgü ve benzeri engeller oluşturulamayacağını hüküm altına almaktadır.
Ayrıca nasıl olur da bir YÖNETMELİK maddesi, ANAYASA ve KANUNun
Bir yönetmelik hükmüyle kanunun verdiği bir hak daraltır?
Kanunun “eşit ve serbest yararlanma” dediği bir alan, yönetmelik yoluyla fiilen ücretli ve ayrıcalıklı kullanım alanına dönüştürülemez.
Bu nedenle soruyoruz:
Herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması gereken kıyıların, gelir getirici bir işletme modeli içerisinde kiraya verilmesi ne anlama gelmektedir?
Elbette kıyılarımızın temizlenmesi, korunması, bakımının yapılması ve halkın ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir. Ancak bunun yolu kıyıları gelir getirici ticari alanlara dönüştürmek değildir.
Kamu hizmetinin amacı kâr etmek değil, kamu yararını gerçekleştirmektir.
Kıyıların korunması ve halkın kullanımına sunulması da öncelikle bir kamu hizmetidir.
Hiçbir protokol, hiçbir kiralama işlemi ve hiçbir işletme modeli Anayasa ve Kıyı Kanunu ile güvence altına alınmış temel ilkeleri ortadan kaldıramaz.
Bu nedenle bir kez daha ve ısrarla hatırlatıyoruz:
Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Kıyılar halkındır.
Kıyılar herkesin eşit ve serbest kullanımına açıktır.
Kıyılar ticari işletme alanı değildir.
Kıyılardan yararlanmada öncelik ticari kazanç değil, KAMU YARARIDIR.
DİDİM DERNEĞİ
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)