Davada veirlen kararın gerekçesi olarak “….2016 yılında yapılan ETBAR çalışmasına dayanılarak tesis edilen ve fakat ETBAR’da kesin korunacak hassas alan olarak önerilen 7.400,55 hektarlık alanın tatmin edici bilimsel bir kriter..
Davada veirlen kararın gerekçesi olarak “….2016 yılında yapılan ETBAR çalışmasına dayanılarak tesis edilen ve fakat ETBAR’da kesin korunacak hassas alan olarak önerilen 7.400,55 hektarlık alanın tatmin edici bilimsel bir kriter ortaya
konulmaksızın daraltılarak 7.210 hektarlık alanın “kesin korunacak hassas alan” olarak tescil ve
ilan edildiği; öte yandan, alanın kuzey ve doğu sınırlarının yaklaşık 27 km2’lik genişliğinde bir
kesiminin ise “nitelikli doğal koruma alanı” statüsüne dönüştürüldüğü anlaşılmakta olup, farklı
EUNIS habitat tiplerini içeren, yüzey altı akışı, süzülme gibi hidrojeolojik dengenin korunması
açısından önem taşıyan bu kesimde yapılacak faaliyetlerin sulak alanı olumsuz etkileyeceği, doğal
ekosistemlere ve barındırdıkları türlere zarar vereceği, peyzaj bütünlüğünü zedeleyeceği bilirkişi
raporu ile tespit edilen alanın, önceki haline ve ETBAR’da getirilen öneriye kıyasla daha dar bir
alanda “kesin korunacak hassas alan” olarak belirlenmesi, teknik ve bilimsel açıdan uygun
olmadığından; 03/08/2023 tarih ve 32268 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan dava konusu 02/08/2023
tarih ve 7463 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda hukuka uygunluk bulunmadığı ve anılan Karar’ın
uygulanması halinde uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol
açacağı sonucuna ulaşılmıştır.” denilmiştir.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)