Bir hafta sonu oturduğumuz koltuklarda bir peri masalı dinler gibi dinleyeceğiniz hikayeleri kahramanların kendi ağızlarından dinleyeceğiz. Gazeteciler hep yazdı, sokaklarda, evlerde gönülden yaptıkları hizmetin hikayeleri dolaştı dilden dile. İstedik..
Bir hafta sonu oturduğumuz koltuklarda bir peri masalı dinler gibi dinleyeceğiniz hikayeleri kahramanların kendi ağızlarından dinleyeceğiz. Gazeteciler hep yazdı, sokaklarda, evlerde gönülden yaptıkları hizmetin hikayeleri dolaştı dilden dile.
İstedik ki emeği üretenlerin sesi olalım. İstedik ki tarihe bir not düşülsün kendi kalemlerinden.
Germenciğin, Germencik’li kadınların bir olup, birlik olup düştükleri bu gönül yolculuğunun hikayesini dinlerken yüzlerce hayat hikayesine dokunduklarını unutmadan bu gönül yolculuklarına ortak olalım.
Bu gönül yolculuğu hak yolculuğu, bu gönül yolculuğu halk yolculuğu. Bu topraklarda Mevlana’nın nesilleri var. İyilikle, güzellikle, hoş görüyle yol yürüyen.
Biz insana dokunan hikayeler yazarız. Biz insan olan hikayeleri yazarız.
Güzellik, iyilik, hoşgörünün bitip tükenmediği şirin bir ilçenin dalga dalga yayılan gönül hikayesinde biz bir kum tanesiyiz tanık olarak,
Tarihe iyilikle not düşenler deniz olur dalgaları sarar tüm insanlığı ve güzelleşir dünya.
🎀 ŞEHNAZ DİNÇ- Germencik Saha Personeli
Geçtiğimiz Ramazan ayında bir teyze birimimize gelerek gelini ve oğlu için yardım talebi olmuştu.
Ailenin adresine giderek hane ziyaretinde bulunduk. Evde iki küçük çocuk ‘anne yemek istiyorum, ekmek istiyorum ‘diye ağlıyordu. Durum karşısında hemen birim amirimizle iletişime geçtik. Ve aileye kısa sürede erzak paketini teslim ettik. Çocuklar bu kez karınları doyduğu için mutluluktan ağlıyordu. Beni bu evde yaşanan en çok şu cümleler etkiledi. Annem, artık sizin sayenizde bize ekmeğin üzerine salça sürebilecek.
Ufacık çocuk çikolata , şeker demiyordu ekmek diyordu…
Yine aile için eksikleri konusunda imkanlar doğrultusunda yardımlar ulaştırdık. Çocukları her bayram giydirdik.
O annenin ve çocukların mutluluktan ağlaması bizi her gördüklerinde yaşadıkları sevinç unutulacak bir şey değil.
Belediye Başkanımız Sayın Fuat Öndeş bu iyilik hareketini iyi ki başlattı ve bizler bunun bir parçası olduk.
🎀 MÜZEYYEN DURMAZ- Ortaklar Saha Personeli
Adım Müzeyyen , 25 yaşındayım. Ortaklar mahallesinde oturmakta olan bir vatandaşın beni nasıl etkilediğini yazayacağım.
Pandemi zamanı işletmelerin kapanmasından dolayı maddi sıkıntı çeken bir çok aile oldu. Belediyemizden nakdi yardım talebi olan bir çok aile oldu yine ekibimiz ile iletişime geçerek kuru gıda talepleri arttı.
Ortaklar da yaşayan bir kadın eşinin kapanmalardan önce lokantada çalıştığını ve bu süreçte evde işsiz ve gelirleri olmadığını söyledi. Haneyi ziyaret ettiğimizde talep üzerine kısa sürede orada olduğumuzu gören kadının gözleri doldu. Allah razı olsun , ne kadar hızlı geri dönüş yaptınız dedi.
Erzağa muhtaç olduğunu ve pazara çıkacak parası olmadığını söyledi. Sadece 30 tl parası olduğunu söyledi. Pazara 7 yaşındaki oğluyla birlikte gittiğinde oğlunun muz istediğini ve oğlu tezgahlarda muzu görmesin diye alışveriş süresince hep oğlunun önüne geçtiğini mücadele ettiğini söyledi.
Bu ziyarette beni en çok etkileyen şuydu; kadın utanıyor gururundan kimseden yardım isteyemiyor ve gözleri doluyor fakat ağlayamıyordu.
Biz yine o gün gerekli evrakları hazır ettikten sonra aileye erzak paketini teslim ettik.
Evden ayrılıncaya dek dilinden ‘ Allah razı olsun’ cümlesini düşürmedi. Belediye Başkanımız Fuat Öndeş sayesinde halka dokunuyor, insanlara yardım etmenin, yüzlerindeki tebessüme vesile olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
🎀 Ben Duygu TEZCAN;
Bu birimde çalışmanın en büyük faktörü gönüllere dokunuyor olmak. Tabi ki bu gönüllere başkanımız Fuat ÖNDEŞ eşliğinde, takım ruhuyla dokunuyoruz.
Bu kadar verimli ve özverili çalışmanın takdirini de mutluluğunu da fazlasıyla görüyoruz.
Bazen yaşlı bir amcanın ‘Allah razı olsun sizden ‘sözleriyle . Bazen de ‘minik bir çocuğun gülümsemesiyle ‘ Mesela tam kara kışın ortasında bir ailenin evine gittik, ev sadece kuru bir duvardan ibaretti. Ve o evin içinde iki küçük çocuk vardı ve çocuklar üstelik hastaydı. Neler yapılabilir diye istişare de bulunduk. Eşyalar, kuru erzak , odun yani sıcak bir yuva olması için her şeyi yaptık ve tüm bunları yaptıktan sonra o iki küçük çocuğun mutlulukla bizlere bakması tarifsiz bir duyguydu.
Biz pembe melekler olarak bu işi severek, gönüllere dokunmak amacıyla çıktık yola ve başkanımızla güzel işler yapıyoruz. 7 den 77 ye dokunmaya gayret gösteriyoruz.
İyi ki pembe meleklerden biriyim.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)