Nihat Coşkun Siyaset

TOPLUMSAL MUHALEFETTE CHP NEREDE DURUYOR

  Gergin geçen siyasi gündem ve karşılıklı restleşmelerin yaşandığı ülke siyasetinde gelinen nokta da yaratılan güvensizlik seçilmişlerin içerisinde de kulisleri hızlandırıyor. Ülke yaşanan göz altı ve tutuklamalarla birlikte siyaset bütün..

TOPLUMSAL MUHALEFETTE CHP NEREDE DURUYOR

 

Gergin geçen siyasi gündem ve karşılıklı restleşmelerin yaşandığı ülke siyasetinde gelinen nokta da yaratılan güvensizlik seçilmişlerin içerisinde de kulisleri hızlandırıyor. Ülke yaşanan göz altı ve tutuklamalarla birlikte siyaset bütün partiler için çok hızlı değişkenlik gösteriyor. Toplum içerisinde geliştirilen korku malesef ki gemisini kurtaran kaptan anlayışına doğru yönelmiş durumda. Belediye başkanlarının göz altına alınması, tutuklanması ile birlikte uç siyasi söylemler gün ve gün dozajını artırarak devam ediyor.

 

Cumhuriyet Halk Partisi olağan üstü toplanma kararı sonrası tüm belediye başkanlarını Ankara’ya çağırdı. Mevcut belediye başkanlarının da tedirginlik yaşadığı bir dönemde Ankara toplantısında konuşulacaklar ve yol haritası Cumhuriyet Halk partisi için hayati önem taşıyor. Sine’i millete döneriz diyenlerde var sessiz sedasız hukuksal süreç diyenlerde. Söylemlerin çelişkili olduğu bu dönem ortak dili korku dilinden uzaklaştırarak yürümek gerekiyor. Ankara’dan toplantı sonrası illerine dönecek olan başkanların izleyeceği tutum merakla bekleniyor.

Burada kritik konu ise seçilmiş başkanlar dışında seçilen meclis üyelerinin tutumu da aslında merakla gözlemlediğimiz bir durum. Bu gelinen noktada konuşulanlar arasında malesef ki başkanlığın görevden alınması durumunda başkanlık hayali kuran meclis üyelerinin de kulisleri yürütüyor oluşu dilden dile geziyor. Burada kimin ne kadar partili olduğunu, ne kadar dik duran meclis üyelerinin olduğunu kamuoyu pür dikkat takip ediyor. Gemisini kurtaran kaptan mı, yoksa gemi bizim diyen meclis üyeleri mi olacaklar bunu bekleyip göreceğiz. Toplumsal muhalefeti parti içi çatlaklar ve ayrışmalar bu kadar çokken yürütmek malesef ki yine gönülden partili olan seçmene kalacak. Kulisleri hızlandıran meclis üyelerinin varlığı partilerine ne kadar bağlı olduklarını gösteriyor olacak. Öncelikle baştan bu yana yazdığımız gibi kendisini yek vücut yapamayan bir parti toplumsal muhalette de sınıfta kalacaktır. Sarı öküzü vermeyecektik diyen partililer tabanda umutsuzluk yaşarken seçilmişlerin kulisleri gösterir ki gemiyi ilk terkedenler malesef ki konum mevki peşinde olanlar olacak.

Mevcut durumda seçmen profili belli yaş üstü olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin umudunu taze tutansa genç nesilin gelecek olarak gördüğü Cumhuriyet Halk partisine yönelişi . Partinin tüm yükünü üstlenen Özgür Özel mücadele ederken örgütlerin bu yüke ortak olamadığı da açıkça görülüyor. Değişim diyen genel başkanına sahip çıkan partililerdende örgütlere sitemler artıyor.

 

Toplumsal korku , endişe dalga dalga büyürken partisinin kapısından çıkmadan muhalet yapma çabası nafile bir uğraş olarak kalacaktır. Örgütlerini halkla daha sıkı iletişimde tutmaya taşıyamayan Chp istediği tepkilerin karşılığını da alamama noktasında kilitlenecektir. İmamoğlu’nun tutuklanması ile başlayan toplumsal hareketlilik etkisini azaltırken parti içerisinde de yürüyen kulisler ortak gücü darmadağın edecektir. Gelinen son noktada ya hep beraber ya hiç birimiz diyen bir parti ayağa kalkacak yada koltuklar da partisinin zaafiyetini fırsat bilen sözde partililer oturacaktır.

 

Nihat Coşkun köşe yazısı

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL