Büyük davaların ardından inançla, yürekle yürüyenler eskidenmiş. Şimdilerde neye kime hangi davaya inanıyorsak gerekliliklerini unutuyoruz. Geleneksel yapılarda ki deformasyon maalesef ki kültürel ve siyasi alanda da kendini hissettiriyor. Her şekle..
Büyük davaların ardından inançla, yürekle yürüyenler eskidenmiş. Şimdilerde neye kime hangi davaya inanıyorsak gerekliliklerini unutuyoruz. Geleneksel yapılarda ki deformasyon maalesef ki kültürel ve siyasi alanda da kendini hissettiriyor. Her şekle girenlerin bu gün değişen yaklaşımlarına çanak tutanlar aslında o inandığımız masum, kirlenmemiş dava adamı inancımızı da zedeliyor.
Biz anlatalım büyük davaların insanlarını hem de 18 Mart üzerinden Meral Akşener’in cümleleriyle.
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener 16 mart tarihinde yaptığı grup toplantısında 18 mart Çanakkale için muhteşem tarihimizin destansı durağı olan Çanakkale zaferimizin yıldönümü diyen Akşener ‘’ Çanakkale bir ruhtur birliğin, dirliğin, kahramanlığın ve bağımsızlığın ruh bulduğu bir gündür. Kurtuluş savaşımızın tohumları Çanakkale’ de ekilmiştir. Cumhuriyete giden yolda ilk taş Çanakkale’dir ve medeniyet yoluna giden taşları cesurlar döşer dedikten sonra Gazi Mustafa Kemal ATATÜRKÜ şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyorum dedi.
Çanakkale zaferi inanmışlığın vatan ve millet davasının cesaretle kazanılmış ev bir milletin cesaretiyle tarihe geçmiştir. Dava adamıyız diyenlerin havada kurşunların çarpıştığı o büyük zaferdeki kahramanlarımızın tarihlerini okumalarını öneririz. Dönmeyeceklerini bilerek ölüme, şahadete yürüyenlerdir dava adamları, sırtında 276 kiloluk top mermisini topun ağzına süren Seyit onbaşıdır dava adamı, 8 yaşında cepheyle tanışan Nezahat onbaşıdır dava adamı, Mustafa Kemal Paşa’nın ‘’ Size ölmeyi emrediyorum ‘’ dediği 57 alaydır dava adamları. O büyük dava için ölenlerdir dava adamları. Çanakkale bir ruhtur, Çanakkale kahramanlıktır, birliktir , dirliktir. O büyük dava adamları madalya, maaş, koltuk, makam için ölmediler. Seyit onbaşının dediği gibi ‘’ Ben maaş, madalya için savaşmıyorum’’
Ve kurşunlar çarpışıyordu, ve ölüm, ve yokluk kol gezerken yürüyordu kahramanlar ordusu Cumhuriyetin ışığını yakmaya, cesaretle, inançla yürüyordu.
Dava adamıyız diyebiliyor muyuz gururla, o inançla, o cesaretle. Hem de maaş, mevki beklemeden…
18 Mart Çanakkale zaferini kutluyorum.
Başta Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarını , şehitlerimizi, gazilerimizi şükranla minnetle anıyorum.
Nihat Coşkun
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)