Siyaset

DİDİM DİDİMLİLERİNDİR. KENT HAKKI SATILIK DEĞİLDİR

Kent Hakkı Satılık Değildir! Mülkiyeti Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) adına kayıtlı görünen kıyıdaki söz konusu alan, uzun yıllardır, kentlinin nefes aldığı, denizle buluştuğu nadir kamusal alanlardan biridir. Çocukların oynadığı, yurttaşların..

DİDİM DİDİMLİLERİNDİR. KENT HAKKI SATILIK DEĞİLDİR

Kent Hakkı Satılık Değildir!
Mülkiyeti Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) adına kayıtlı görünen kıyıdaki söz konusu
alan, uzun yıllardır, kentlinin nefes aldığı, denizle buluştuğu nadir kamusal alanlardan biridir.
Çocukların oynadığı, yurttaşların yürüyüş yaptığı, gölgesinde dinlendiği bu alan; ortak
yaşamın, kent belleğinin ve toplumsal bağların önemli bir parçasıdır.
Her ne kadar planlarda “park” değil “günübirlik tesis alanı” olarak tanımlanmış olsa
da, bu durum alanın kamusal niteliğini ortadan kaldırmaz. Aksine, bu tür alanlar doğası gereği
halkın erişimine açık, kamusal faydayı önceleyen ve kıyıların ortak kullanım ilkesine uygun
biçimde korunması gereken alanlardır. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, bu
kamusal niteliğin göz ardı edilerek alanın satışa çıkarılmak istenmesidir.
Satışa konu edilen bu yer, yalnızca bir taşınmaz değildir. Yıllardır insanların
sosyalleştiği, dinlendiği, anı biriktirdiği; Didim halkının gündelik yaşamının ayrılmaz bir
parçası haline gelmiş bir kamusal mekândır. Bu alanın el değiştirmesi, yalnızca mülkiyetin
devri anlamına gelmez; aynı zamanda halkın ortak kullanım hakkının elinden alınması
anlamına gelir.
Tam da bu noktada, neoliberal kentleşme anlayışının yarattığı tahribatı açıkça görmek
gerekir. Kenti bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp bir yatırım ve rant nesnesine indirgeyen bu
yaklaşım, kamusal alanları “değer üretmeyen boşluklar” olarak görmekte; satış, özelleştirme
ve yapılaşma yoluyla piyasaya açmayı meşrulaştırmaktadır. Oysa bu alanlar, toplumun ortak
hafızasını, sosyal ilişkilerini ve yaşam kalitesini taşıyan en kıymetli kamusal zeminlerdir.
Bugün bu kıyı alanının satışını savunmak, yarın kıyılarda kamusal alan bulamamayı
kabullenmek demektir. Sorulması gereken temel soru şudur: Kağıt üzerindeki plan
kararlarından bağımsız olarak, halkın yıllardır sahiplendiği ve aktif biçimde kullandığı bir
alanı elinden almak ne kadar doğrudur?
Bu nedenle çağrımız nettir:
Satış kararından derhal vazgeçilmelidir. Alanın mevcut kullanım biçimi ve toplumsal
değeri dikkate alınmalı; kıyı, gerçekten kamunun kullanımına hizmet edecek şekilde
korunmalıdır. Kentler yalnızca plan kararlarından ibaret değildir. Kent toprakları, insanların
hayatındaki yeriyle anlam kazanır. Didim Derneği olarak kent hakkımızdan ve kentsel kamu
alanlarımızdan vaz geçmeyeceğimizi bir kez daha dile getirmek isteriz.15.04.2026
 Nefes alanlarımız satılamaz!
 Ranta değil, halka aç! Didim Derneği Yönetim Kurulu

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL