Genel

ÇİVİSİ ÇIKMIŞ SİYASET

Eğitim şart diye başlayalım. Her alanda olduğu gibi siyasetinde bilimsel yanını öğrenmenin elzem bir durum olduğunu hatırlatalım. Toplum adına bilimsel verileri bilmeyenlerin topluma öncülük edip, toplum yaşantısını iyileştirmesi mümkün değil…

ÇİVİSİ ÇIKMIŞ SİYASET

Eğitim şart diye başlayalım. Her alanda olduğu gibi siyasetinde bilimsel yanını öğrenmenin elzem bir durum olduğunu hatırlatalım. Toplum adına bilimsel verileri bilmeyenlerin topluma öncülük edip, toplum yaşantısını iyileştirmesi mümkün değil. Nerede olursak olalım, ne iş ile intikal edersek edelim yaptığımız her şeyi layıkıyla yapmaktan başka şansımız yok.

Siyaset tekerleğinin çivisi çıkmış nereye yuvarlanacağını bilmeden ilerlerken , ilerlediği her noktayı darmaduman eder hale geldi. Ortak değerler, ortak değerler için mücadele hiç bu kadar dibe vurmadı. Kin ve nefretle örgülü siyaset anlayışı mutlaka bir gün sert bir duvara çarparak duracak. Parti içlerindeki demokrasi söylemleri sahada nefrete dönüşürken günden güne kan kaybediyor siyasi güven olgusu.

Birilerinin çıkıp artık bu çivisi çıkmış siyasetin tekerini düzeltmeli, yoksa dönüşü olmayan bir yola girilecek.
Demokrasi gereği aday olanların ve yanındakilerinin bitmeyen kötü söylemleri stklar ve basın üzerinde de saflaşmalara ve ayrışmalara neden oluyor. Mevcut yönetimin uzantılarının baskı kurmak için devletin adli kurumlarına şikayet söylemleri de bu ayrışmaları körüklüyor.

Didim siyasetinde ak parti ilçe başkanlığı değişirken , İyi parti rutin siyasetini aynı kadrolarla sürdürüyor. Cumhuriyet Halk Partisi kongresi sonrası bitmeyen dalgalanma ve ayrışma sosyal dengeleri sürekli değiştirerek kişilere sirayet eden ayrışmayı büyütüyor. Yerel seçimlere giderken daha öncede yazdığımız gibi birleşmeye yönelik söylem dilini eyleme geçirmekten başka şansı olmayan Cumhuriyet Halk partisi hızla bu süreci başlatmak zorunda.

Sokakta birbirine selam veremez hale gelen partilileri temel parti kuruluş ayarları ile yeniden bir araya getirmek zorunludur.

Stklar ve basın ile olan ilişkilerini baskıcı bir tutumla sürdüren siyasiler kaybeden tarafta olacaktır. Özellikle Cumhuriyet savcılığına şikayet ederiz kısmındaki söylem dili korkunç bir hal almışken hatırlatalım ki biz devletimize ve adaletimize güveniyoruz. Bu anlamda siyasi cevaplar veremeyenlerin devletin kurumlarını boşa meşkul etmesi kişisel egolarından başka bir şey değildir.

Yerel seçimler çok şeye gebe iken asıl hedefleri yerel yönetimi almak olan siyasilerin kendi elleri ile yarattıkları kaosu çözmelerini ve sağlıklı ilişkileri bir an önce kurmaları gerektiğini düşünüyoruz.

Çivisi çıkan siyasetin tekeri ait olduğu yere bir an önce takılmalıdır. Yoksa siyasi sonuçları maalesef ki hüsran olacaktır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL