Herkesin büyük siyaset yaptığını düşündüğü bir ortamda sadece siyasetin ortada olmadığını görmek malaesef ki acı. Siyasetin kirlendiği ülke genelinde her kesim tarafından dillendirilse de çözüme dair adımlardan uzak kalan siyaset..
Herkesin büyük siyaset yaptığını düşündüğü bir ortamda sadece siyasetin ortada olmadığını görmek malaesef ki acı. Siyasetin kirlendiği ülke genelinde her kesim tarafından dillendirilse de çözüme dair adımlardan uzak kalan siyaset olgusunun ve siyasetçinin halinden memnun olduğunu görüyoruz.
Dava insanlarının yerini koltuk sevdalıların aldığı yeni nesil maalesef ki toplumsal yaşam ve toplumun geleceğine de darbe vuruyor. yarın açıklayacağım deyip ilgiyi üzerinde toplamak isteyenlerin ne açıklayacağından çok samimiyetsizliği konuşulmalı kanımızca. Ezberlenmiş ülkem için partim için cümleleri artık inandırıcı cevapları içinde bulundurmuyor. Partisini deşifre eden söylemlerin detayı yazılmasa da ortada bir gerçek var oda söylemedikleri ile partili herkesi zaten zan altında bıraktığı gerçeği. Bıktık kendisini en iyi siyasetçi ve vazgeçilmez sayanlardan. Bak ben biliyorum da cümlesinin arkasındaki tehdit unsurunu silah gibi tutan bir siyasetçi artık o siyaseti kirletmiştir.
Bu ülke bunca bedel ödeyerek Cumhuriyetin ikinci yüzyılına gelmiş ise bunun mimarı yüce Türk milletinin vatan sevgisidir.O vatan sevgisi ile kurulan Cumhuriyeti kirleten her anlayışın önünde durmak hepimizin önemli görevi olarak önümüzde duruyor. kadar kirlenen bir siyaset içerisinde masum inananların davalarıda o bataklıkta yok ediliyor. Siyaset bilimi toplum için ise bu gün yaşadıklarımızı kim ne için yapıyor, çünki toplum için kurguladıkları bir cümle dahi yok ortada. Her konuyu siyasette bel altı vurmak için kullanan bir güruh durumu o kadar abartı ki hiç bir etik tutuma uymayan şekilde ölümü bile siyasette malzeme olarak kullanmaktan çekinmedi. Kendimizi kandırmayalım bu siyaset değil bu bir çürümüşlük ve yok oluş halidir. Ne toplum geleneksel yapısına uyar nede insanlığın masum haline. Basit çıkarlarınız için insanların acılarını bile malzeme yapıyor oluşunuz sadece sizin çıkarsal kin ve nefrete bulanmış ruhunuzla ilgili olur.
Hiç bir kişilik hakkını gözetmeden yapılan her eylem , her söz basit ve çıkarcı bir hal ile kendi bataklığını oluşturur ve o bataklık içerisinde çırpınanları bir gün mutlaka yutar. Büyük insanlık fikirleri tartışır der büyük düşünürler, oysa küçük insanlık tam tersi sadece kişileri konuşarak o büyük insanlığın tersine ilerler.
İnsanlar ölüm acılarını yaşamadan ölenlerin ve acı çekenlerin üzerinden siyaset yapma acizliği içinde olanlar bu toplumu sadece çürütürler. Yaşamı korumak adına fikir üretmek yerine, ölenleri bir kez daha öldüren , acılarını başarı gibi kullananlar yaşadığımız bu kenti öldürüyor aslında.
Kirlenmiş güruhların yaptığı siyaset değil zehirlemektir toplumu. İnsan acıları üzerinden yürünen her yol dikenlidir ve asıl yürüyeni öldürür.
Köşe yazısı: Nihat Coşkun
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)