Yaşam

UTANIR OLDUK ERKEK OLMAKTAN

Değişen dünyanın vahşetine tanık olduğumuz yeni bir çağa girdik. Şiddetin, tecavüzün, istismarın sokaklarda kol gezdiği bir dünyanın orta yerinde bir kaç iyi insan yetmiyor yaşanabilir bir dünya yaratmaya. Gelişen teknoloji..

UTANIR OLDUK ERKEK OLMAKTAN

Değişen dünyanın vahşetine tanık olduğumuz yeni bir çağa girdik. Şiddetin, tecavüzün, istismarın sokaklarda kol gezdiği bir dünyanın orta yerinde bir kaç iyi insan yetmiyor yaşanabilir bir dünya yaratmaya.

Gelişen teknoloji ile birlikte insanı ilişkiler yok olurken, içe kapalı bencil bireyler oluşmaya başladı. Ekonominin hızla insanların üzerinde yarattığı yoksunluk, çaresizlik hissi ile birlikte saldırgan insanlar çoğalmaya başladı. Alışmayacağız dediğimiz bu dünyanın yavaş yavaş parçası olanlarda ruhsal bunalımlarını şiddete yönelttiler. Güven ilişkileri, toplumla olan ilişkiler hızla erimeye başlarken çoğalan tek şey ise şiddet ve cinayetler oldu. Modern dünya dedikleri çelişki insanlığa modernlikten uzak ilkel dürtüleri kazandırdı.

Toplumun adım adım geldiği bu noktada; erkek egemen toplum şiddetini yaşam biçimi olarak yaşayanlar erkek şiddetini yaşamın her alanına dahil etti. Şiddetle beslenen, cinsel açlık çeken, hakim olma isteği ile saldırganlaşan erkekler dünyayı kadınlara zindan etmeye devam ediyor. Utanır olduk erkek şiddetinin katil zanlıları olarak taraf olmaya. Maalesef ki hemcinslerimizin yarattığı bu katliamlar tüm erkeklerin ( insanlığın) elini kana buluyor. Elinde kan ile dolaşan erkekler çoğaldıkça katledilen kadın sayısı her gün artmaya devam ediyor.

Yüzlerce katledilen kadın fotoğrafı seri katliam yapan katillerin alınlarına kara bir leke gibi yapışıyor. Asıl mücadeleyi vermesi gerekenler bu suç ortaklığından kurtulmak isteyen erkekler olmalı. Dünyada ki kadın mücadeleleri eşitsizlikle mücadele ederken bu mücadeleye destek vermek potansiyel katil olmak istemeyen erkeklere düşüyor. Bu kanla, bu şiddetle, bu katliamla mücadele etmek önce yobaz erkek kafasını değiştirmekle mümkün. Değişmeliyiz… İyi insanlara dönüşmeliyiz. Bunu başaramazsak hiç birimiz güzel yarınlardan bahsedemeyiz.

Didim’in orta yerinde bir kadın katlediliyorsa bu hepimizin suçu. Yaşadığımız kenti yozlaştırarak yarattığımız şiddet ve kinin ürünüdür Sibel Aygan’ın katliamı. Her katliam tüm erkeklerin alnına düşen bir kara lekedir, bir insanlık suçunun izlerini taşır. Düşünen, naif, adil, eşit bir dünya isteyen tüm erkekler utanmalıdır. Utanıyoruz bu şiddetten, utanıyoruz erkek denilen o cümleden. Bıktık cinsiyetçi güç kullanımından, erkek acizliğinden. Bir yaşamı almayı kendine hak görenler temizlenmedikçe hiç bir erkek masum olamaz.

Sibel Aygan’ın katliamı ile birlikte insanlığından utanan o güzel insanlar bir gün birleşerek bitirmeli bu şiddeti.

Utanır olduk kendini erkek sanan mahlukatlardan, utanır olduk her insani duygumuzu öldürenlerden.

Köşe yazısı: Nihat Coşkun

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL