Dünya Çevre Günü her yıl 5 Haziran tarihinde, çevrenin korunması konusunda dünya çapında farkındalık yaratılması ve eylemde bulunulması amacıyla kutlanmaktadır. İklim krizi ciddileştikçe, Dünya Çevre Günü giderek daha da önem kazanıyor…
Dünya Çevre Günü her yıl 5 Haziran tarihinde, çevrenin korunması konusunda dünya çapında farkındalık yaratılması ve eylemde bulunulması amacıyla kutlanmaktadır.
İklim krizi ciddileştikçe, Dünya Çevre Günü giderek daha da önem kazanıyor. Bu farkındalık, çevreci bir yaklaşımla dünyanın çeşitli yerlerinden milyonlarca insanı ve çevre aktivistlerini aynı amaç için bir araya getiriyor ve dünyamızı iyileştirmek için almamız gereken önlemlerin de altını çiziyor.
Dünya çevre Günü farkındalığına dikkat çekmek isteyen Tmmob Jmo Merkez Denetleme Kurulu Üyesi Hasan KURU, Dünya Çevre Günü ve Çevre Koruma Haftası nedeniyle basın açıklamasında bulundu.
Çevre, yani Doğamız, insan ve yaşamın sürdürülebilirliğini sağlamaktadır. Çevre ve doğa sosyal ve ekonomik faaliyetlerin bilimsel ve sürdürülebilir bileşkesi olmalıdır. Aksi düşünüldüğünde dünya üzerindeki yaşamın yok olması tehlikesiyle karşılaşacağız.
Çevre ve Doğa’ya bakış açısı ve çeşitli sosyal- ekonomik faaliyetlerin kısa ve uzun vadede etkileri konusunda yeterli yasal alt yapı ve toplumsal bilince sahip olamadığımız görülmektedir. Bu konuda uygulanan çevre politikaları değiştirilmelidir.
Bu amaçla her şeyden önce;
*Verimli tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması ve çeşitli sebeplerle kaybedilen tarımsal arazilerimizin yarattığı ekonomik ve çevresel sorunlar,
*Madencilik faaliyetlerinin doğa, habitat, su kayakları, tarih, jeolojik ve coğrafi miras ve dokunun korunmasında karşılaşılan aksaklıklar ve yoksunluklar,
*Her türlü sanayi ve enerji yatırımlarında yaşamsal ve coğrafi açıdan sürdürülebilir yeterli etki değerlendirmenin yapılamaması,
*Eksik ve/ veya yeterli olmayan atık bertaraf tesisleri,
*Bilimsellikten uzak ve konusunda uzman olmayan çevreci yaklaşımın, faydadan çok yarattığı zararlar,
*Turizm bölgelerinde sahillere yapılan yüksek katlı turizm tesislerinin yarattığı, iklim sorunları, çevre, peyzaj sorunları ve görüntü kirliliği,
* Su kaynaklarının yanlış kullanımı ve yanlış uygulamalar sebebiyle hızlı ve aşırı kirlenmesi,
Vb. konular yasal olarak yeniden değerlendirilmelidir.
Kentleşme, turizm, ekonomi ve sosyal alt yapı planlamaları yapılırken çevre ve insan odaklı, kapsayıcı ve zamana bağlı sürdürülebilir etki değerlendirmeleri yapılmalı, ülkemiz ve gelecek nesillerimiz için bu konular yasal güvence altına alınmalıdır.
Bilim ve akıl her türlü gelişim ve faaliyeti çevre ve doğaya zarar vermeden sürdürebilme yetisi vermektedir. Yeter ki bilim ve akıl yaşamın her alanın da üstün gelsin.
Unutulmamalıdır ki çevre ve doğa yaşam kaynağımızdır. Çevre ve doğayı koruyarak yaşamı korumuş olalım.” İfadelerinde bulundu.
Çevre bilincinin ve farkındalığının farklı şekillerde topluma kazandırılması gerektiğini de vurgulayan KURU, çevre eğitimleri ve bilinçlendirme çalışmaları (Sıfır Atık, Karbon Ayak İzi, Çevre Mevzuatı), enerji tasarrufu öğrencilerle ya da çalışanlarla eğitimler, okullarda çevre eğitimleri, çevre İle ilgili fotoğraf karikatür çalışmaları, çevreyi olumsuz şartlara getirecek maden sahalarının halka yerinde gösterilerek o bölgelere de dikkat çekilmesi konusunda çalışmaların olması gerektiğini vurguladı.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)