Hayatın her anına sirayet eden siyasetin tartışılmasının zamanı geldi . Demokrasinin çok konuşulup az uygulandığı, bol vaadin söylenip hiçbir şey yapılmadığı, düşünsel tüm değerlerin kişisel tutumlarla kirletildiği yeni..
Hayatın her anına sirayet eden siyasetin tartışılmasının zamanı geldi . Demokrasinin çok konuşulup az uygulandığı, bol vaadin söylenip hiçbir şey yapılmadığı, düşünsel tüm değerlerin kişisel tutumlarla kirletildiği yeni dünyaya hoş geldiniz. Her koyunun kendi bacağından asıldığı yeni bir siyaset anlayışı iliklerimize kadar işledi. Siyaset toplum yaşantısının daha iyiye götürülmesi ile ilgili diye tanımlasak ta maalesef ki siyaset toplumun değerlerini günden güne geri doğru taşıyor.
Özellikle siyasi fikir ayrılıkları düşmanlıklara uzanan bir yolu seriyor önümüze. Eleştirmenin, fikir üretmenin , bu fikirlerin dillendirilmesinin mümkün olmadığı biat kültürlü, çağdaş kölelik modeli bir siyaset ben derim siz yaparsınız diyor.
İşte tamda burada soruyoruz. Siyaset bize ne katar?
Mesela siyaset sokak sanatçılarının yaka paça sürüklendiği, türkülerin susturulduğu, susturulan türkülere kulağını kapatan sesi çıkmayan siyasilerin seçim savaşları birinci öncelik. Ey yüce koltuklar, ey o yüce koltuklar için her yol mübah diyenler sizin siyasetiniz de kin ve nefret örgütleniyor.
Yapıştığınız koltuklardan savurduğunuz tehditler ve hakaret cümleleri tek bir şeyi gösteriyor oda sizin edepsizliğiniz. Pervasız bilgisizce durduğunuz koltuklarda halktan yana üretmekten bi haber saldırdığınız basın mensuplarına zıplama dediğinizde aslında şapka düşüyor kel görünüyor. Ekmeği fırıncıya vermediğimizde çıkan üründe doğal olarak bu oluyor.
Buradan size tavsiyemizdir, tarih sizi yazdığı gibi, bizlerde durmadan yazacağız sizi. Gelecek nesillere taşıyacağınız iki şey olacak. Ya ilkeli, idealist siyasetle dünyayı değiştireceksiniz, yada koltuğunuzda cebinizde ki kafanızla tarihin karanlık sayfasına gömüleceksiniz.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)