Siyaset

KENT VE SİYASET

  Didim’in tarih ve doğal güzellikleri ile öne çıkan turizm her geçen yıl misafirleri bu topraklara çekiyor. Yaz aylarında nufusun onlarca kat üstünde misafir ağarlayan Didim sezon kapanışı ile birlikte..

KENT VE SİYASET

 

Didim’in tarih ve doğal güzellikleri ile öne çıkan turizm her geçen yıl misafirleri bu topraklara çekiyor. Yaz aylarında nufusun onlarca kat üstünde misafir ağarlayan Didim sezon kapanışı ile birlikte özüne dönüyor. Kent yaşantısı her yıl yaz sezonuna hazırlıklarını sürdürürken kentin kaderini belirleyen siyasette te çalkalanmalar her geçen gün rahatsız eder düzeyde hayatı etkiliyor.

 

Kentin önde gelen siyasi aktörlerinin belirlediği yönetim aslında tüm Didim halkının kaderinide belirlemiş oluyor. Kentin kaderine talip olan siyasi aktörlerin önceliklerinin kent olması gerektiğini söylemekten dilimizde tüy bitse de malesef ki öncelikler bireysel kazanımlarla ilgili oluyor. Her siyaset bir üstünden aldığı rol modeli yaşatıyor. Siyasi hırs, siyasi güç, güce bağlı ilerleyen bireysel zaaflar malesef ki kentin ahlak ve toplumsal yaşantısına darbe vuruyor. Koltuktan aldığı gücü hükmetmeye yönelten anlayışlar kentin bir parçası olduklarını unutarak ADIM ADIM SİYASİ BİR BATAKLIĞA GİDİYOR.

 

Tarih bu bataklıkta kalanlarla dolu iken çıkarılamayan dersler siyasetin çöküşünüde getiriyor. Siyasi hırs artık sokakta tepki alırken kilitlenmiş siyasi kapılara halk girip düşüncelerini anlatamıyor. Malesef ki Halktan uzak yönetim anlayışlarını sözcüklerle süslemeye çalışsada siyasetçiler halk bu sözylemlerin samimiyetine inanmıyor. Hangi parti olursa olsun tüzüğünde yer alan temel anlayışı hayata geçirmeyen siyasiler el altından yürüttükleri gruplaşmalarla aslında ilk kendi savunduklarını çürütenler haline geliyorlar. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan deklarasyon aslında bizlere Didim siyasetinin samimiyetsizliğini ortaya koyuyor. Kent turizminden ve günlük işlerden dem vuran deglarasyon kağıt üstünde kalmakla yetiniyor. Siyasi hırsların kurbanı olan ise yine Didim halkı oluyor.

 

En solundan en sağına kent halkı samimiyet bekliyor siyasetten ve siyasetçilerden. Kent uzlaşısı kent savaşlarına dönüştüğünde üretilen hizmetler spekülatif haberlerle kirletiliyor. İŞİNİ SİYASETİNDEN ayırmayan her yapı iç içe geçen bu sarmalda siyaseti ticarileştiriyor.. Bunun yüzlerce örneği bu kent hafızasında mevcur. Kent adına kanımızca en büyük adımları Didim Derneği atıyor. Samimi duruşları ve mücadeleci yapıları ile kenttin adeta kahramanları oluyorlar. Havasına , suyuna , toprağına sahip çıkan Didim Derneği rol model olarak durmadan ilerliyor. Yanan ormanlar, imara açılan araziler, su ile ilgili sıkıntılar, turizmin alt yapısında olan sıkıntılar. Daha sayacağımız yüzlerce konu bu kentin önünde sorun olarak dururken halk siyasilerden çözüm istiyor. Malesef ki siyaset bu soruların çoğuna kentli olarak değil siyasi manevralarla yanıt üretiyor.

 

Kent yaşam alanları betonlaşırken kent içinde nefes alacak yerlerin sayısı tükeniyor. Siyasilerden umudunu kesen halk ise malesef ki sorunları konuşmaktan öteye geçemiyor. Konuşulan sorunlar çözümsüzlükler ile birlikte çığ olup büyürken Didim kaybediyor.

 

Egenin yeni gözdesi Didim’de yüzlerce konu yanıt beklerken bir kaç iyi adam küçük dokunuşlarla umutu taze tutmaya çalışıyor. Rantsal alanlar, imar tartışmalrı hep siyasilerin ceplerinde yukselirken askari ücretliler sıkışıp kalıyor cüzdanlarının içinde.

 

Bu kent bunu hak etmiyor. Bu kent birlikte zenginleşmeyi, gelişmeyi hak ediyor. Halk istiyor ki bastığı bu topraklara siyasi aktörlerde samimiyetleri ile destek versinler. Partiler üstü bir anlayış gelişmedikçe fillerin tepiştiği çimenlerin ezildiği bir Didim yaşanılır ve cazibe merkezi bir yer olmaktan çıkacak Didim.

 

iki yol var siyasiler için ya kentin hafızasında olacaklar, yada tarihin o karanlığında

 

Nihat Coşkun

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL