Ne çok yaralandı kalbimiz bu ara. Gidenlerin ardından yorulan kalplerimize seni de eklemek ağırıma gidiyor. Bir lokma ekmeğin ve yaşam savaşının içinde kalemin durmadı hiç. Seni bir Didim sığdıramadı..
Ne çok yaralandı kalbimiz bu ara. Gidenlerin ardından yorulan kalplerimize seni de eklemek ağırıma gidiyor.
Bir lokma ekmeğin ve yaşam savaşının içinde kalemin durmadı hiç. Seni bir Didim sığdıramadı bir yere. Uzun yıllarımız olmadı . Bilirim emeğini, ekmek kavganı. Suç saydılar kaleminin yazdığı dizeleri, yaptığın haberleri. İtiraf edeyim senin kadar cesur olamadım.
Söyleyemezler , senin o tekleyen kalbini nasıl yorduklarını. Bunu söylemeliyim. Bunu anlatmalıyım. Onların koltuk hırslarında , bitip tükenmeyen savaşlarında bir ömür nasıl sessiz sedasız tüketilir ben gördüm bunu.
Bahri abi’nin cenazesinde gördüm o yorgun kalbini. Kalemim kırıldı. Yazmak istemiyor. Sussam içimdekiler acıtıyor içimi, yazsam öfkem fırtına oluyor. Sanıyorlar ki gazetecilerin yaşam savaşı yok, sanıyorlar ki evlatları için ölmüyorlar abi. Ölümün ardından değil ölmeden dokunamadıkları vicdanları ile baksalardı kalbin ve kalplerimiz yorgun düşmeyecekti.
Kalemimiz kırıldı. Kalemimiz ölümünü yazmaz ki. Yokluğu, emeği, geceyi ve gündüz yazmaz ki haber peşinde. Çok şey yazmak istiyorum. Şimdi sadece acını yaşa diyor kalbim. Zamanı var o kaleminin susmadığını anlatmak için. En acısı da vefatını başka bir şehirde duymak. Çaresizlik bu olsa gerek.
Gidenlere yazmak çok zor abi, anılara dolanıp karanlığa batmak çok zor.
Işıklarda uyu.. Emanetin bizde.
Kalbimiz yaralı , kalemimiz kırık.
Kalbimizdesin, kalemimizdesin.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)