Kadın mücadelesinin tarihini bilmeden örgütlü mücadeleyi sürdürmek zor. Eşit yaşam koşulları isteyen kadınların kendi yaşamlarına sahip çıkarak başlattıkları mücadelenin tarihi oldukça eskidir. 1830 Lowell grevinden, kadın işçi birliklerine ve 1907..
Kadın mücadelesinin tarihini bilmeden örgütlü mücadeleyi sürdürmek zor. Eşit yaşam koşulları isteyen kadınların kendi yaşamlarına sahip çıkarak başlattıkları mücadelenin tarihi oldukça eskidir. 1830 Lowell grevinden, kadın işçi birliklerine ve 1907 Clara Zetkin’in ‘’Kadının kurtuluşu için’’ şiarına destek veren milyonlarca kadının emek, eşitlik mücadelesinin temelini attığı kadın mücadelesi hız kesmeden devam ediyor.
Ağır çalışma şartları, kadının sosyal yaşantıdan yalıtılarak dinsel dayatmalarında kadın emeğini baskıladığı Lowell şirketi 14 saatlik çalışmalarla kadını daha da köleleştireceği şartları oluşturmaya çalışırken bilimden , felsefeden ve tarihten uzak tutulan kadınların işçi havzalarında yeni bir kültürü oluşturma çabaları örgütlü ve deneyimsiz olmalarına rağmen kadın dayanışmasını getirir. 1857 New york’ ta bir tekstil fabrikasında çıkan yangında 129 kadının hayatını kaybetmesinden sonra kadın mücadelesi büyük bir ivme kazanmıştır. 1977’de birleşmiş milletler 8 Mart’ı dünya kadınlar günü ilan ettikten sonra kadın mücadelesi daha örgütlü yapılmaya başlandı.
Kadın mücadelesi konusunda Yaşam hak projesinin tanıtımını Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Başkanı Aylinnazlı Aka yapmıştı. Proje en temel hak olan yaşam hakkının kadınların elinden alındığı vurgusuyla yapılmıştı. Oysa yaşam hakkının dokunulamaz devredilemez, vazgeçilemez olduğunu söyleyen Aka bu projenin sadece şiddet gören kadınlara yardım, destek ve dayanışma projesi olmadığını yaşama yön verecek yeni bir kurgudan bahsettiğini söylemişti..
Yalnız değilsin. Biz varız! Sloganı ile örgütlü bir kadın mücadelesini de yeni baştan kurgulamıştı. Bu kapsamda il il kadın mücadelesini ve YAŞAMHAK projesini anlatan Aka örgütlerinden bu mücadeleye destek verecek çalışmalar beklemişti.
PEKİ NE OLDU?
Proje tanıtım çalışmaları ve il il örgütlerin çalışmalarıyla Yaşamhak ülkede kadın dayanışması ve mücadelesinde yerini aldı. Mücadelenin sürekliliğinin öneminden bahsetmiştik. Merkezde yürütülen çalışmalarla bir dönem hareketlenen il örgütleri maalesef ki önceliklerini değiştirerek sadece yaşam hak adını kullanmaktan öteye geçecek ciddi adımları atamadı. 1830’da kadınların örgütten ve birlikten aldıkları güçle daha bilimsel ve donanımlı mücadele hattını adım adım ilerleterek bu güne taşıdıkları mücadeleden ilham alamadı Chp’li kadınlar. Genel salon söylemlerindeki iyi niyetli cümlelerin ötesine taşıyamadıkları Yaşamhak projesi durağanlaştı. Aydın genelinde gazetemizin kadın mücadelesi konusundaki tavrından dolayı Yaşamhak ve kadın mücadelesine destek veren bir dizi yazı kaleme alındı. Güçlü kadın vurgusunu aylarca hayat hikayeleri ile birleştiren yazılarımızda bir nebzede olsa güçlü kadın algısını Aydın’da yerleştirdi. Kendi hayat hikayelerinden yola çıkarak yazdığımız yazılarda aslında kadın mücadelesini anlatıyorduk. Kadın güçlü ve örgütlü olursa mücadelesinde başarılı olur kanaatindeyiz. Kendi gücünün farkında olan kadın değiştirme ve yeni bir dünya kurma yolunda sınırları aşabilir.
NE YAPMALI?
Cumhuriyet Halk Partili kadınlar önceliklerini günlük siyaset dışında Yaşamhak projesine odaklayarak ve altını dolduracak samimi, içten, bilinçli bir söylem diliyle sahalara dönebilirler. Aydın genelinde kadın okulları açılabilir, kadın toplantılarında felsefeden tarihe, tarihten sanata bir çok alanda bilince yönelik toplantılar düzenli organize edilebilirler. Genel alışkanlıklar bırakılmalıdır. Örgüt başkanlarının söylediklerinin ötesinde cümleler kurgulayacak, cümleleri eyleme ve hayata geçirecek yeni çalışma alanlarının açılması konusunda kafa yorulmalıdır. En çok eleştirdiğimiz konu da tekrar eleştirmekte fayda var. Kadın örgütlerinin artık ana kademe örgütleri haricinde bütçelerinin olması gerekir. Erkek egemen ana kademelerin ekonomik olarak kadın örgütlerinin belirleyicisi olması mücadele ruhuna aykırı ve terstir. Bu anlamda kadınlar parti içi kulislerle ekonomik özgürlüğü artıracak çalışmaları ivedilikle sürdürmelidir. Özellikle taşra örgütlerinde yer alan kadınların daha çok ön plana çıkarılmaları ve insiyatif almaları sağlanmalı, merkezi bilgi tekeli kırılmalıdır. Ortak bilince ulaşmayan örgütler ezberlenmiş söylem dilini aşıp kadın mücadelesini istenilen yere taşıyamayacaktır.
Aydın İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir’e çağrımızdır. Yalnız değilsin diye başlayan Yaşamhak projesi için bu projenin ruhuna yakışır ayakları yere basan bir çağrıyı yenilemeli, kadın örgütlerini bu anlamda yeniden bilinçlendirecek ve Yaşam hak projesine katkı sunacak saha çalışmalarını daha da geliştirmelidir.
Yeni bir dünya mümkün…
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)