Seçime giren her parti ve adayın kazandık, kazanacağız saplantısı aslında kaybetmenin de önünü açıyor. İpi göğüslemeden rehavete kapılmak ipi başkalarının göğüslemesinin önünü açacaktır. Elbette her yarış bir iddia ile..
Seçime giren her parti ve adayın kazandık, kazanacağız saplantısı aslında kaybetmenin de önünü açıyor. İpi göğüslemeden rehavete kapılmak ipi başkalarının göğüslemesinin önünü açacaktır. Elbette her yarış bir iddia ile başlar. İnanmadığın bir yarışı kazanmak mümkün değildir. Lakin kazanırız ile başlayan yarışlar hüsranında önünü açar.
Sürekli santraçta ki taşların yer değiştiği siyasi yarışa yeni aktörlerin girişi de akılları kurcalıyor. Siyasetin görünmeyen yüzünde yürüyen pazarlıklar ile söylemlerin çelişmesi siyasetin gerçek döngüsünün tamda kendisini gösteriyor. Yönetme isteği genel düşüncelerin önüne geçiyor. En doğru düşüncenin yanlış dillerde söylenmesi düşüncenin varlığına darbe vuruyor. Yıllardır mücadelesini verdikleri yerlerdeki mevzilerini bir anda kaybedenler yanlış siyasi kulvarlarda özde yürüttüğü mücadelesine sırtını dönüyor.
Didim siyasetini yönlendirme isteği olanlar yeni kaleler kurmaya çalışırken sol söylemler ile sağ söylemler iç içe yol yürümeye başlıyor. Sosyal medyada mesaj verircesine birleşen sağcı ve solcu gülüşler artık o eski idealizmlerinde yok edildiğini gösteriyor.
Her ne olursa olsun yönetme isteği olanlar öyle yada böyle bu siyasetin bataklığına ayağını sokmaya başlıyor. Günden güne de o arzu edilen yönetme isteği bataklığa daha da çok çekiyor. Genel bir hastalık ve inanmışlık hali ile kazandığını, kazanacağını söyleyenler kimin için ne kazanacaklarını çokta samimi dillendirmiyor. Perde arkası pazarlıklardan çözüm bulamayanlar bir anda radikal söylemler geliştirerek aslında yüz yılların düşünsel dilini de o bataklığa adım adım taşıyor. Değişim insanda başlıyor. Atomu parçalamaktan zor olan değiştirmek ise yaşamsal etik, duruş ve tarih gerektiriyor . Sanırım bu kısmı atlayanlar günün getirdiği argümanları ve bireyleri taçlandırmayı mücadele sanıyor.
Bu seçim kimse adına kazanılmayacak. Yine pazarda sebze toplayan emekliler, yine kirasını ödeyemeyip intihar eşiğine gelenler, yine kadına şiddet, ve yine fakirlik . Değiştirmek inanmak ve büyük örgütlülük işi ise o güce sahip sahada kimseyi görmüyor sokaktaki halk. Sol ve sağ dayatmalı yaşamsal gerçeği olmayan hiçbir seçim kazanılmış bir seçim olmayacak.
Yeni bir siyasi kahraman yaratmaya çalışanlara da buradan söylemek gerekir ki. Emek , birlik, dayanışma yumruk göstererek örgütlenmiyor.
Seçimin kazananı yok… Kaybedenler kulübünde sadece düşüncelerine ihanet edenler olacak ama.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)