Yaşam

GAZETECİLİĞİNDE BAŞKANLIĞI VARMIŞ

Çelişkiler hayatımızın orta yerinde rüzgardaki yaprak gibi savrulurken hep yeni şeyler öğreniyoruz. Koltukların dayanılmaz hafifliğinin tadına bakanlar bir anda ustad olup hayatı değiştiriyor. Oysa eşit , paylaşımcı dayanışma içinde yürünecek..

GAZETECİLİĞİNDE BAŞKANLIĞI VARMIŞ

Çelişkiler hayatımızın orta yerinde rüzgardaki yaprak gibi savrulurken hep yeni şeyler öğreniyoruz. Koltukların dayanılmaz hafifliğinin tadına bakanlar bir anda ustad olup hayatı değiştiriyor. Oysa eşit , paylaşımcı dayanışma içinde yürünecek o adil yol varken başkan yaftasını üzerine mifer gibi yapıştırmak isteyenler başka bir dünyanın kapılarını hep kapatıyor. Meslek ahlakı  ve meslek duruşları yüksek çıtadan konuşanlar sayesinde yönünü bulamayan bir hal alıyor. En güzel cümleleri en yüksek egolarla anlatanların samimiyetsizliği aslında paylaşmanın ve dayanışmanın da önünü bıçak gibi kesiyor.

Öğrenmek bir ömür iş. Bilgi dağarcığımız hala kumsaldaki bir kum tanesi iken öğrenmeyi bırakıp öğretmeye çalışanların ateşi bizleri de yakıyor. Gerçek şu ki hayatın pratiği sözlerin hep önünde yer alıyor. Pratiğinizde yaşamı onurlandırıp yüceltmiyor iseniz sözler boş ve altı doldurulamaz derin bir kuyuya dönüşüyor.

Bir elin beş parmağını geçmeyen yapılanmalar daha iç mesleki sorunları tartışıp konuşamayanlar topluma önderlik yapma peşinde koşuyor. Öncelikle meslek bir üstünlük kurgusu değildir bunu öğrenmekte ve bilmekte büyük yarar var. Hiçbir meslek toplumun belli kesimlerine baskı unsuru gibi hayatını sürdüremez. Meslek ahlakı  eşit ve adil olmalıdır ki mesleğin  hizmet ettiği alan bir çınar gibi kalabilsin. Şimdi soralım  Didim’de birbirine sahip çıkan ,  dalları aynı kökle beslenen dayanışma içinde gazetecilik yapılıyor mu ? Bu iç eleştiri için sorulması gereken bir soru. Soruya samimi kendini kandırmadan yanıt bulan her gazeteci eminim ki kumsaldaki kum tanesi olduğunu hatırlayacak ve meslek bütünlüğü ve uyumu konusunu tartışacaktır.

Gazetecilikte gazetecilerin başkanı olmak başlığını bile görmek aslında iğreti bir durum. Hiyerarşiye karşı cümleler sarf edenlerin hiyerarşi temalı  söylem maalesef ki toplumsal algıda büyük benim olgusunu bir yere oturtmak çabasının ötesine geçmiyor. Meslektaşlarını günlük hayatta yerle yeksan etmek için yaptıkları kulisler ortada iken hepinize sahip çıkacağım tam bir yalan, tam bir fiyaskodur.,

Tabi bu yazı eleştiri olup hiçbir meslektaşımıza atıf içermez. Ama bir davet içerir. Benim başkanlığımı yapacakların benimle iletişime geçmesi sanırım en doğal taleptir. Selam veremezken , iletişimsizlik diz boyu iken kurtuluşumu sağlayacak bir başkanlık söylemi fantaziden öteye geçemez. Önce iletişim, önce sözün eyleme geçişi, en son dayanışma ve samimiyet.

Bir başkanımız olmasın. Bir dostumuz, yol arkadaşımız, meslektaşımız olsun. O bizi kurtarmasın. Biz birlikte kurtuluşun ve duruşun yolunu açalım.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL