. Türkiye’de sosyalist siyasete değinmeden geleceği okumak ve örgütlemek zor olacaktır. Sosyalst siyasetin köklerinden gelenlerin ezbere bildiği siyasi bakış açısı elbette yıllardır verdikleri mücadeleden gelir. Ezen ve ezilenin olmadığı ,..
.
Türkiye’de sosyalist siyasete değinmeden geleceği okumak ve örgütlemek zor olacaktır. Sosyalst siyasetin köklerinden gelenlerin ezbere bildiği siyasi bakış açısı elbette yıllardır verdikleri mücadeleden gelir. Ezen ve ezilenin olmadığı , paylaşımcı bir yönetim anlayışı yılların mücadele süzgecinden süzülerek gelmiştir.
Burada elbette sosyalist siyasetin doğuşundan çok Türkiye İşçi partisinin yerel yönetim seçim bildirgesini ele alıp oradan temel birkaç bakışı sunmakta fayda görüyoruz. Özellikle yerel dinamiklerin ortaya koyacağı emek kozmopolit bir ilçe için önem arzetmekte.
Birazdan değineceğimiz yerel seçim bildirgesinin kimler tarafından sokağa taşınacağı anlatılacağı konusunda bir bakışı da sunmak hayati önem taşıyor. Dolayısıyla yerel seçimlerde Türkiye işçi partisi seçim siyaseti ve stratejisi yerel yönetimler için ilgi çekici bir başkan adayı çıkarmak ve seçim kazanmak şeklinde ele alınmamaktadır. Bu söylem Türkiye İşçi partisi ve sosyalist yapılanmalar için temel bir duruşu ortaya koyar. Yerel seçim bildirgesi aslında Türkiye işçi Partisinin politik duruşunu da ortaya koyar.
Peki nasıl bir aday sorusu yerel seçimler için konuşuldu mu? Adayın siyasi tarihi, mücadeleye kattığı emek, yaşamsal duruşu konuları aday belirleme sürecinde dikkate alındı mı? Öyleki kazanmak için ilgi çekici bir başkan adayı çıkarmak ve kazanmak üzerine belirlenmeyen aday nasıl olmalıdır. Bizce sosyalist mücadeleyi içselleştirmiş, sosyalist yaşam tarzı ile bu mücadeleye emek harcamış Türkiye işçi partisi politikalarını yaşamsal her alanda yaşayan bir aday yaşamın değiştirilmesi için yaşamsal birikimini sahaya taşıyan olmalıdır. Bu genel ifadelere baktığımızda Türkiye İşçi Partisi adayının Didim’de yanlış olduğunu söylemekten feragat etmeyeceğiz. Didim adayının siyasi geçmişinin, sosyalist mücadele temelli olmadığını görmek sanırım Didim halkı için çokta zor değil. Bu anlamda bakıldığında Didim yereli için tamda seçim bildirgesinin karşısında bir adayın varlığı ortaya çıkmış olur ki bu da Tip Didim için yanılgıdır. Yaşamın siyasal alanda en keskin ucunun sağdan sola devşirilerek aday çıkarılması zaten bedel ödemiş bir çok solcunun canını acıtmıştır. Sol siyaset sadece kadın aday olsun temelinde bakmaz. Emek mücadelesinde ezen ve ezilen olgusu temelinde öne çıkan isimleri koyar. Kadın mücadelesi elbette sosyalistler için vazgeçilmezdir. Ezen ve ezilen olarak bakılan siyaset sadece kadın mücadelesi argümanı öne sürülerek yürütülemez.
Bu anlamda Didim örgütünün kongre sürecine de baktığımızda sancılı tartışmaların arkasından gelen ilçe örgütü hiçte kadın mücadelesi konusunu dikkate aldı denilemez. İki kişi arasındaki şiddetin kendi aralarındaki ilişki biz karışamayız söylemi ile yürünen yol hiçte sol içselleşmiş siyasete dokunmaz. Kadına yönelik şiddetin içselleştirilmeyen hali ile savunulması kadın mücadelesinede aykırılık teşkil eder.
Birazda TİP’in yerel seçim bildirgesi üzerinde durmakta fayda var ana başlıkları ile.
Erkan Baş’’ 31 Mart, başka türlü bir belediyeciliği seçebileceğiniz bir gün olabilir. Bizlere korku
salmaya çalıştılar, belki bir parça da amaçlarına ulaştılar. Ama bizim kazanabileceğimiz bir gelecek var, mahalle mahalle, belde belde, ilçe ilçe kazanacağımız birgelecek bu.
Bu seçim, yerellerde hayalini kurduğumuz yaşam için Türkiye İşçi Partisi’ne oy verebileceğiniz ilk seçim. Bu seçim yaşamı değiştirmeye başlayan ilk adımı atabileceğiniz ilk seçim.
Belediye meclislerini, kapalı kapılar arkasında emlak rantının dağıtıldığı şirket toplantıları olmaktan çıkartacak bir belediyeciliği destekleyebileceğiniz ilk seçim.
Bu seçim ilk seçim!
Patron ve şirket çıkarlarını korusun diye koltuğa oturtulmuş ‘belediye başkanları’nın huzurunu bozacağınız, önce oy vererek sonra da bu dönüşümün bizzat parçası olarak halkçı sosyalist belediyeciliği inşa edebileceğiniz ilk seçim.’’ Konuşması ile genel politikalar yerel seçim bildirgesi olarak bizimde arkasında durduğumuz , sonuna kadar desteklediğimiz bir bildirge.İşçi ve emekçi, toplumcu sol söylemlerin yer aldığı bildirge aslında özetle sömüren ve sömürenin olmadığı yeni bir yaşamı tarifliyor. Genel polikalar haricinde 80’lerde başlayan yerel yönetimlerde taraf olma kısmına da ağırlıklı değinen bildirgede ortaklaşılan temel sol değerler yer alıyor. Sol siyasetin zamanın süzgecinde pratikte hayata geçirilen süreçler olduğu düşünülürse Tip Didim için politik değil kişisel ilişkilere dayanan feodal bir bağ ile aday çıkarmıştır. Umuyoruz ki Türkiye işçi partisi yönetimleri ve üyeleri konuyu bu kapsamda değerlendirecek, yapılan eleştirileri dikkate alacaktır. Zaman belirleyicidir ve yargılar.
Köşe yazısı Nihat Coşkun
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)