Didim’in gündemine yetişmekte zorluk çektiğimiz bu günlerde kısa kısa neler oldu kısmını değerlendirmekte fayda görüyoruz. Siyasetten, sanata, kültüre , yerel yönetimlere kısa kısa da olsa değinmek anlamlı olacak. Üretmeden yazmanın..
Didim’in gündemine yetişmekte zorluk çektiğimiz bu günlerde kısa kısa neler oldu kısmını değerlendirmekte fayda görüyoruz. Siyasetten, sanata, kültüre , yerel yönetimlere kısa kısa da olsa değinmek anlamlı olacak. Üretmeden yazmanın egodan öteye gitmeyeceği gerçeğini yazımıza başlarken hatırlatalım. Tarlada izi olmadan harmanda söz sahibi olmak isteyenlerin de ders çıkararak yaşadığı topraklarda taşın altına elini koyması gerektiğini de söyleyelim.
Öncelikle yerel yönetimden başlamakta fayda görüyoruz. Güçlü yerel yönetimler kentte yaşayan halkın gündelik yaşantısını etkilediğinden öncelikle yerel yönetim analizini yapmak gerekiyor.
Yaklaşık olarak bir yıl önce gerçekleşen yerel seçimde kentin büyük ağırlığı kadın yönetici konusunda hem fikirdi. Kadın yapılanmalarının neredeyse tamamının ortak fikirleri kadın yöneticilerin olması yönünde idi. Yerel seçimler sonrası Hatice Gençay’ın başkanlığa geçmesi ile bazı yapılar kadın öncelikli yönetimi bizim yakınımız kadın yönetici anlayışına çevirdi. Aslında kilit noktada tam burası idi. Evet kadın yönetici olsun ama bize yakın olsun anlayışı ile çatışma ve muhalefet etmeyi de yanında getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde ilerleyen iç muhalefette gruplaşmalar en üst noktaya geldi. Ardı ardına gelen parti kongreleri gruplaşmaları daha da keskin hale getirdi. Kente dair siyaset üretmek için talip olan yöneticiler parti içi muhalefetten başını çevirip halka dair siyaset yapma konusunda durağanlaştı.
Hatice Gençay’ın başkanlığa gelmesi ile ilk aylar yapılmaya çalışan sosyal linç girişim anlayışı zamanla daha gerileyerek söylem dilleri yumuşadı. Gençay göreve sezon başı gelmesi ile birlikte bir çok sorunla yüzleşmek zorunda kaldı. Çöp toplama ihalesi, ilaçlama ihalesi başta olmak üzere kesin ve hızlı çözüm isteyen hizmet işleri bütçe ve zaman engeli ile karşılaştı. Bütçesi olmayan işlerin ihale edilemediğini bilmeyen( veya bilipte bağcıyı dövmek isteyenler) ver yansın etmeye başlayarak mevcut belediyeyi yıpratmaya yöneldi. Sezon ile birlikte aynı zamanda kendi ekibi ile doğal olarak çalışmak isteyen Gençay’da hem günlük yaşantı , hem siyasi olarak biraz sıkışmış olsa da bu yakın süreçten alnının akıyla çıktı. Hatice Gençay’ın en büyük sınavı bu yaz sezonu olacak. Artık yapılanmasını tamamlamış, kadroları oturmuş bir yerel yönetim ile bu sezon herkesin beklediği bir süreç. İmar konusunda , kaçak yapı ile mücadele konusunda, sanat ve kültür konusunda önemli adımlar atan Gençay birlikte yöneteceğiz sözünü de tutarak mahalleliler ile bir araya gelmeye başladı. En çok eleştirilen konu ise Gençay’ın randevu vermediği üzerine gelmeye başladı. Sürekli sahada olan Gençay’ı bulmak sahada çok mümkünken yine de bu sesler çokta durulmadı. Gençay hızla başlattığı projeler ile bütçe dahilinde Didim için üreteceğiz sözünü de sahada yanıtladı. Bir yandan kente doğalgaz ne zaman gelecek sorusuna net ve idari yanıt veren Gençay yakın günlerde doğalgaz müjdesini de verdi. Kültür ve sanat kenti başlığı Didim belediyesinde Digem aracılığı ile hayata geçirildi. Öz kaynaklarla bu güne kadar olumlu bir bütçe performansı sergileyen belediye mümkün olduğunca kentin dinamikleri ile hizmete ağırlık vererek kent bütçesinin kent içerisinde kalmasını sağladı. Tabi ki başta söylediğimiz gibi Didim belediyesi en büyük sınavını bu yaz sezonu verecek.
Yerel yönetim bir yandan çalışa dursun bir yanda bağcıyı dövmek isteyen bir kısımda dil ve üslubun en kötü örnekleri ile fütursuzca belediyeye saldırmayı muhalefet olarak görmeye başladı. Meslektaşlarını bile yan olmakla , yandaş olmakla suçlayan kötü bir bakış acısı maalesef ki tarihe kara leke olarak düşmüş oldu. Çözüm önerileri olmayan, bilgilerin eksik olduğu, bakışın niyetli olduğu eleştiri adı altında yapılanlara söylenecek sözümüzün olmadığını da belirtmek isteriz. Geleneksel olarak baktığımız eleştiri hiçbir zaman önerisiz ve kötü bir üsluba sahip olmadı. Dolayısıyla eleştiriye sonuna kadar evet demekle birlikte dil ve üslubun önemini de söylemeden geçemeyeceğiz.
Geçen yazımızda da belirttik tarafız ama yan ve yandaş olarak değil . Dün desteklediklerimizi bu gün çıkarımız uymadı diye de yerden yere vurmayız. Taraf olduklarımızı da eleştirmekten çekinmeyiz. Çözüm önerilerimizi sunarak eksik, hata ve kusurları dillendirmemiz bir kentin gelişimine katkı sunacak düzeyde olur ancak. Kullanılan dil eleştirmenin temel unsurudur.
Yeni bir kent anlayışı, yeni bir yönetim anlayışı ancak birlikte çözümler üretirsek mümkün. Birlikte üretilemeyen her şey çatışma ortamını getirecektir. Didim büyüyor, gelişiyor. Bize düşen mikro milliyetçi bakış açısıyla tam bir Didim’li olmaktır. Didim’i sevenlerin yanlarında olmaya, onlarla üretmeye , yaşanılır bir kenti inşa etmeye biz varız..
YA SİZ?
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)