Yazsak olmuyor, yazmasak olmaz…. Yaşasın özgür basın diyen siyasilerimiz. Yaşasın özgür olan gazeteciler. Yaşasın kamu kaynaklarını koruyanlar.. Yaşasın özgür basın deyip, basını savcılığa veren traji komik bir denklemi tartışır..
Yazsak olmuyor, yazmasak olmaz….
Yaşasın özgür basın diyen siyasilerimiz. Yaşasın özgür olan gazeteciler. Yaşasın kamu kaynaklarını koruyanlar..
Yaşasın özgür basın deyip, basını savcılığa veren traji komik bir denklemi tartışır olduk.
Yılda birkaç kez yemek verdikleri basının değeri kendilerine dokunana kadar sürüyor. Asıl traji komik bir kısmı da şu aslında basına yönelik bu ilk olmayan tablolarda teker teker susturulan basın kuruluşlarının çoğalması. O sarı öküzü vermeyecektik meslektaşlarım, meslek birliği ve meslek dayanışması yaşatır dı…. Biz unuttuk, kulak arkası ettik.
Aylardır basın özgürlüğü, basında etik, siyasette etik yazılarımızı yayınladık. Şimdi susan meslektaşlarımıza soralım sizce basın özgür mü? Siyasilere soralım basını özgür kılmak için ne yaptınız. Genel ilkelerimiz doğrultusunda basına verilen yemekli toplantılara katılmadığımız zaman içinde eleştirilmiş olsa da gelinen noktada hep dediğimiz yere geliyoruz..
Ne şamın şekeri ne arabın yüzü.
Kamu denetimi hep basın kuruluşlarının, hem de halkın sorumluluğudur. Kanunlar kamu denetimini öngörmüş ve uygulamalara eklemiştir. Dolayısıyla kamu denetimi kanunlarda sabitlenmiş bir haktır.
Özellikle ihale kanunu incelendiğinde temel ilkelerde şeffaflık, rekabetçilik, eşitlik ilkelerinin yanında kamu denetimi de vardır. Bunu biraz basit dille anlatalım bir ihale olduğunda o ihaleye genel düzeni bozmayacak kadar vatandaşın gözlemci olarak katılması yasanın emredici hükümleri arasındadır. Dolayısıyla bir ihalenin yasaya uygun olup olmadığını sormak, araştırmak ve yazmak suç teşkil etmeyecektir.
Kamu görevlilerini itibarsızlaştırma maddesi kamu denetimi kanun maddesini soran bir gazeteci için uygulanamaz. Bu anlamda Didim Günce gazetesine dair yapılan suç duyurusu maalesef ki kara bir leke olarak Didim’in tarihine yazılacaktır. Buradan bir çağrı yapıyoruz bu yanlıştan dönün. Yapılmaya çalışılan bir basın kuruluşu üzerinden tüm basın kuruluşlarına gözdağı içerir. Biz buna müsaade edemeyiz. Basın hiçbir koşulda susturulamaz, baskı altına alınamaz.
Çağdaş medeniyetlerden bahseden kalemlerimiz susmayacaktır. Didim Günce gazetesinin meslektaş olarak yanında ve destekçisiyiz.
Buradan son çağrımızda basın kuruluşlarına… BİRLEŞİN.
Sarı öküz giderse hepimiz yok oluruz.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)