Siyaset

CUMHURİYETÇİ GEÇİNEN YOBAZLAR

Son dönem tartışılan asıl konulardan biride bu olmalı sanırım. Olduğu gibi olanların sade yaşantıları, olması gerektiği gibi renkten renge girenlerin çirkeflikleri ile bulanıklaşıyor. Ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi..

CUMHURİYETÇİ GEÇİNEN YOBAZLAR

Son dönem tartışılan asıl konulardan biride bu olmalı sanırım. Olduğu gibi olanların sade yaşantıları, olması gerektiği gibi renkten renge girenlerin çirkeflikleri ile bulanıklaşıyor.

Ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol.
Son zamanlarda belki de bizlerinde en çok tartıştığı sosyal demokrasinin içerisindeki çürük elmalar. Tarikatların gölgesinde bulunduğu yeri değiştirip te düşünme ve bakma yetisini değiştiremeyenler sosyal demokrasi kisvesi altında çağdaşlık rolü oynamaya devam ediyor. Beylik kullandıkları sözlerin kitle imha silahı gibi kullanıldığını görmek toplumsal bilinçte derin yaralar açıyor. Son çıkış eldeki Cumhuriyete sahip çıkmak iken değişmeyen karanlık beyinleri ile kitleleri maalesef ki düşmanca söylemleri ile zehirliyor. Aslında siyaset üretememenin temel sorunu ilk dilde ortaya çıkıyor. Dilin üretimsizlikten yobazlaşması, ezbere dayalı siyasal cümleler, içselleştirilmeyen bir siyaset, o siyasetin içinde edepsizliği kendinde hak gören çürük elmalar. Bizimde asıl derdimiz çürük elmaların kasadan hızla temizlenerek siyasal hattın kurulması üzerine. Yazmak zul gelse de kişiselleştirilmiş çıkarsal döngüler saldırgan tutum izlemeye mahkum. Kaybetmek istenmeyen şaşalı koltuklar, renkli içki masaları, itibar olduğu sanılan ilgi ve alaka. Oysa tarihe baktığımızda, tarihi değiştirenlerin toplumsal kaygıları kendi çıkarsal menfaatlerinin üzerinde olanlar. Ağız dolusu Cumhuriyetçilik deyip Cumhuriyetçiliğin o sade, o çıkarsız ve beklentisiz fikrini içselleştiremeyenler maalesef ki ne büyük Cumhuriyetçi, nede büyük dava adamı olurlar.
Değişim çığlığı atarken değişimin dil ile gerçekleştiğini göremeyecek kadar cahil bir bakış olamaz. Dil değişimde motor gücüdür. Kullanılan dil sizin dünyaya hangi kafa ile baktığınızı ortaya koyar. Genelde yetersiz bilincin ortaya çıktığı yerde tamda bahsedilen dilin kullanımı olgusudur. İşte o büyük dava adamıyız diyenlerin sözlerine, sözlerindeki kıvama bakmalı. Hiçbir bilgi hakaret ederek kendini anlatmaz. Cehaleti baki olanlar sadece avları ellerinden kaçmaya başladıkça sardırganlaşır. Hiçbir saldırganlık bilgi, tecrübe ve donanım içermez. Sorun aslında öldüğünde öldüğünü bir sen bilmezsin, bu sadece başkaları için zordur. Aynı şey cehalet içinde geçerlidir. Cahil olduğunun tek sen farkında olmadan saldırırsın umarsızca. Sosyal demokrasi bir kültür, donanım, birikimdir. Dem aldıkça bilgi, inanç, mücadele sadeleşir, kin ve nefretten uzaklaşır. Bilgi insanı mütevaziliğe taşırken, cehalet yobazlaşan modern görünümlü, saldırgan bir insan modelini ortaya çıkarır.
Cumhuriyet aydınlık bir devrim iken bu çürük elmalar sayesinde çürümeye terk edilemez. İyi bir örgütlülük siyasal düşünsel alanına zarar veren bu çürük elmaları barındırmaz içinde. Yobazlaşmadan, aydınlık bir geleceğin kurgusunu yapmak için köklerimizden gelen o yüce dava ve inancın izinden yürümek için yanyana olduklarımıza selam olsun.
Köşe yazısı
Nihat Coşkun

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL