Çok kutuplu bir dünyada çoklu krizler içinde barış gününü karşılıyoruz. Savaş çoklu krizlerin en belirleyici parçası. Emperyalist ülkeler kendi varlıklarını ve hegemonyalarını kabul ettirmek için savaş çıkarmaktan hiç kaçınmıyorlar. Rusya-Ukrayna..
Çok kutuplu bir dünyada çoklu krizler içinde barış gününü karşılıyoruz. Savaş çoklu krizlerin en
belirleyici parçası. Emperyalist ülkeler kendi varlıklarını ve hegemonyalarını kabul ettirmek için
savaş çıkarmaktan hiç kaçınmıyorlar. Rusya-Ukrayna savaşı bunun en son örneği. Bir taraftan devam
eden Ortadoğu’da Suriye, Irak iç savaşları ve İsrail-Filistin savaşı, Tayland savaşı ve daha birçok
savaş halkların hayatının içinde.
Ülkelerin ekonomileri savaş politikalarına göre şekillendiğinden halka yoksulluk düşüyor.
Küresel kriz daha da derinleşerek dünyayı hızla ekolojik yıkıma doğru sürüklüyor. İklim krizi orman
yangınlarının, sel baskınlarının artması hatta salgın hastalıklarının çoğalması olarak karşımıza
çıkıyor.
Cezaevlerinde Hasta tutukluların tedavisi engelleniyor , geciktiriliyor, bırakılmıyorlar
KHK’larla hukuksuzca işten atılan kadınlar açlığa mahkum edilmek isteniyor.
Kadın cinayetlerinin önlenememesi, kadına yönelik taciz ve tecavüzün artması, yoksulluğun giderek
daha da derinleşmesi en çok kadınlar ve çocuklar olmak üzere dezavantajlı grupları olumsuz
etkiliyor. Ülkemizin her yerinde doğa tahribatları, madencilik faaliyetlerine karşı başta yerel halk
olmak üzere kadınlar, erkekler, gençler gece gündüz nöbet tutuyorlar. Kentine, köyüne, ormanına
sahip çıkanlar sürekli devlet şiddetine maruz kalıyor, haklarında davalar açılıyor ancak yine de
vazgeçmiyorlar. İktidar en çok kadınların yer aldığı eylem ve etkinliklere saldırıda bulunuyor çünkü
kadınların asla vazgeçmediklerini artık öğrendi.
Bu dönem de birde nefret söylemleri artmaya devam ediyor. Farklılıklarımızla nefret söylemleriyle
düşmanlık yaratmaya çalışıyorlar.
Artık Yeter diyoruz. Barış istiyoruz!
Tek adam rejimini yıkacak ve eşitlik özgürlük temelinde bir ülkeyi kurma adımlarını atacağız.
İstanbul Sözleşmesinin yeniden kabul edilmesini, kadın cinayetlerine karşı etkin çalışma yapılmasını,
adil ve vicdanlı tutum alınmasını sağlamak bu dönem temel sorumluluğumuzdur. 1 Eylül Dünya
Barış Gününü anlamlı kılarak barış içinde bir ülkede toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçekleştireceğiz.
Geleceğimizi barış içinde yaşamak istiyoruz.
Ve diyoruz ki ‘’BARIŞ HEMEN ŞİMDİ!’’
YEŞİL SOL PARTİ
AYDIN İL EŞ SÖZCÜSÜ
EMİNE İĞCİOĞLU
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)