Siyaset

BİR FUAT ÖNDEŞ KLASİĞİ

Bir hafta sonu yazısını birlikten bahsederek yazalım istemiştik. Ramazan ayının birlik, beraberlik ruhuyla yazacağımız cümleler çok güzel olabilirdi. İzin vermiyorlar. Bitmeyen hırslarıyla hep kötüden yana yürüdükleri yolla maalesef ki kirletiyorlar…

BİR FUAT ÖNDEŞ KLASİĞİ

Bir hafta sonu yazısını birlikten bahsederek yazalım istemiştik. Ramazan ayının birlik, beraberlik ruhuyla yazacağımız cümleler çok güzel olabilirdi. İzin vermiyorlar. Bitmeyen hırslarıyla hep kötüden yana yürüdükleri yolla maalesef ki kirletiyorlar. Üretmiyorlar ama tüketmek konusunda üstlerine yok.

Ne istiyorlar?

Asıl soru bu olsa gerek kirleterek, sevgisizlikle, hırsla bu toprakların birliğine beraberliğine kara bir leke gibi düşüyorlar. Mahşerin dört atlısı Hıristiyanlık’ ta kıyamet alameti olarak çıkacağına inanılan dört atlı gibi kıyameti adım adım kötülükle taşıyanlar kıyameti koparmasalar da umutları karartıyorlar, kötülük tohumları ekiyorlar en önemlisi insan olarak güven olgusunu bitiriyorlar.
Peki sevgi yoksa kıyamet midir insan için, iyilik yoksa, üretmek yoksa kıyamet midir?
Birileri çıkıp artık kral çıplak demeli. Haksızlığın karşısında duramayanların eğilip bükülmeleri o kıyametin başlangıcıdır. Biz susarsak o kötülük her gün daha fazla sirayet eder insanın ruhuna. Biz kral çıplak diyeceğiz. Bunu derken açıkça eleştireceğiz.
Bir Fuat Öndeş dert oldu birilerine. Durmadan yazılan yazılar artık kötü niyetin en belirgin haliyle gerçekliğini kaybetti. Gazeteciler , meslektaşlarımız seçim yarışlarında basın etiğini konuşmayı unuttular. Seçilmek mümkün. Biri mutlaka seçilecekti. Ama temel konu atlandı. Doğruyu yazmalı, yazmayanlara yaptırımlar uygulanmalı. Uygulanmalı ki mesleğimiz hak ettiği yere tekrar otursun. Korkunç bir tabloyu artık görmeli. Doğrular ve sadece doğrular o kalemlerin yazdıkları olmalı. Olmalı elbet, lakin oluyor mu olmuyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenlerin meslektaşım olmadığını düşünüyorum. Kalem kör, kalem suskun, kalem korkaksa bizim mesleğimiz her gün biraz daha dibe vurmaya yakın.
Her gün Fuat Öndeş ile uyuyup uyanan bazı meslektaşların dertleri ne olur diye düşünmekten alamıyorum kendimi. Büyük beklentiler karşılanmamış olabilir, istediğini alamayanların sürekli yazma, hem de kötü yazma eğilimi direk menfaat ile ilgili olabilir. Biz Fuat Öndeş’i yazarken yanlış anlaşılmasın bir beklenti ile yazmayız bilen bilir bizi. Fuat Öndeş ev eşyasını bağışladı. Fuat Öndeş bak görüyor musun köyden kovuldu, ne senaryolar ne senaryolar. Kötü yazmaya meyilliysen zaten yazılır. Gözünün üstünde kaşı varsa yazmak mubahtır. Bel altından vurarak para toparlamak, pazarlıklar yapmak trajikomik.
Siyasette de etik olmalı sadece gazete eleştirmeyelim. O büyük koltukların düşlerini kuranların karalama kampanyaları da bir başka trajikomik durum. Fuat Öndeş Belediye binasını aldı bu bile ne senaryolarla karalandı. Çamur at izi kalsın siyaseti maalesef ki o eski siyasilerimizi daha çok özletti bize. Emekle, ürettiklerinle var olma çaban yoksa tüketerek sadece bu ülke siyasetini kör bir kuyuya atarsın.
Konular uzun, konular derin.

Biz yine bize yakışan şekilde bitirelim,

Ramazan ayının ruhuna yakışır şekilde.

Yıktın perdeyi eyledin viran, varayım sahibine haber vereyim heman…
Sürçilisan etmişsek af ola.

Nihat coşkun

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL