Siyaset

BEYAZ OLMAK İSTEYEN ZENCİLER ” SİYASETİN ÖZÜNE DAİR “

  Yazıya başlarken bile gerildiniz değil mi ? Ne de olsa yazılanlar sizi birebir ilgilendirecek. Omurgalı, ilkeli siyaset anlatımı çıkmaz bu yazıdan. Yıllardır yazıyoruz siyaset üzerine. Bir kulağınızdan giriyor diğerinden..

BEYAZ OLMAK İSTEYEN ZENCİLER ” SİYASETİN ÖZÜNE DAİR “

 

Yazıya başlarken bile gerildiniz değil mi ?

Ne de olsa yazılanlar sizi birebir ilgilendirecek. Omurgalı, ilkeli siyaset anlatımı çıkmaz bu yazıdan. Yıllardır yazıyoruz siyaset üzerine. Bir kulağınızdan giriyor diğerinden çıkıyor. Yeni yollar bulmalıydı siz anlatmaya. Biz demokrasiye inandığımız için buluyoruz, yani sizin gibi demokraside çare tükenmez derken bile lafazanlık yapmıyoruz.

Yöntem şu … Hikaye anlatacağız sizin gibi. Ama bizim hikayemiz gerçek hayat içerisinden alıntı. Yani yine sizin hikayeniz gibi rüzgara laf söylemek değil.
Neyse biz hikayemizi anlatalım, sonrasında ana fikrini de yazarız size.

” Zamanın birinde bir ülkede zenci bir çocuk dünyaya gelir. Bu çocuk ben beyaz adam olacağım der kendini anlamaya başladığı andan itibaren. Etrafında kim varsa sorar ben beyaz adam nasıl olurum. İlk okul yılları, orta okul , lise yılları ve üniversite yılları hep bu soruyu sorar karşısına kim çıkmışsa. Sonra evlenir iki çocuğu olur. Amam asla vazgeçmez beyaz adam olma isteğinden. Sonunda bir yaşlı kadın der ki ‘’ Oğlum Afrika da bir Nil nehri var onu yüzerek karşıya geçersen beyaz bir adam olursun’’ Bizim zenci koşarak eve gider valize üç beş bir şey koyar eşini ve çocuklarını alır düşer yollara. Nil nehrinin yanına ulaşır bakar ki nehir timsahlarla doludur. Aldırmaz timsahlara. Beyaz adam olacak kim takar timsahı. Atlar nehire timsahlarla boğuşarak yara bere içinde karşıya geçer ve beyaz bir adam olur. Sonra eşini çağırır oda yara bere içinde karşıya geçer ve beyaz bir kadın olur. Çocukları çağırırlar. Çocuklar atlar nehire. Çocuklar güçsüz ve zayıftır timsahlar parçalayarak öldürür çocukları. Bunu gören anne başlar ağır yakmaya. Evlatların, yavrularım. Bizin zenci adam , pardon beyaz adam karısına döner gülümseyerek der ki ‘’ Karıcım niye kendini paralıyorsun, görmüyor musun onlar pis bir zenciydi.”

Şaşırmadım. Ne bu şimdi diye söyleniyorsunuz. Onu da anlatalım. Nede olsa hazır olan her şeyi, başkalarının olan her şeyi çok seviyorsunuz. Şöyle ki yıllarca tek adam anlattınız kendiniz tek adam olmak istediniz, yıllardır güçlü siz olmak istediniz, emeği ile çalışanları bile tehdit ettiniz, demokrasi dediniz altından faşizm çıktı. Kötü belasını bulur dediniz, hem de kime eski yol arkadaşlarınıza, adalet dediniz teraziniz tek sizi tarttı, özgürlük dediniz size zenci dendiğinde öfkeden dağları devirdiniz,  aile krallığı gibi eş, dost ,akrabanızı işe koydunuz hep mi fakir kalacaktık dediniz. Yani siz yaptığınız siyasette sonradan beyaz adam oldunuz. Ömrünüz zencilerin( halkın) içindeyken birden beğenmez oldunuz onları. Çünkü yönetimlere gelerek üstün ırk olduğunuzu sandınız. Oysa ekmekte yeterdi hepimize, suda,  keşke hepsi benim olsun demeseydiniz.
Önümüze koyduğunuz renkler bizim gibi zencilerin uyutulması için, sizin gibi beyaz adamların refahı için .Yani seçmeye zorladığınız kimlerin beyaz adam olacağı.
Size not düşelim. Biz zenciler olarak gördüğünüz bu kitle hak, hukuk, adalet terazisini biliyor. Umuyoruz ki bir ömrü adadığınız zenci yaşamınızı anımsar halkınız için yürümeyi öğrenirsiniz.

Ha üzülme .. Hikaye bu . Şimdi sen bana laf mı sokuyor dersin.

Biz kimiz? Bir garip gazeteci. Yani mama verirsin susarız, yandaş bile oluruz, senin kılıcını da sallarız değil mi?
Değil kardeşim . Biz adaletiz, biz halkın sesiyiz, biz geleceğiz.

Zenci doğduk, zenci öleceğiz.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL