Siyaset

ANİMAL SAVE MOVEMENT’TEN DAVET VAR

Animal Save Movement, ilk olarak 2010 yılında Kanada’da Anita Krajnc ve köpek dostu Mr Bean’in yürüyüş yaparken yoldan geçen bir mezbaha tırındaki domuzları görmesi ve Anita’nın kırmızı ışıkta duran tırdaki..

ANİMAL SAVE MOVEMENT’TEN DAVET VAR

Animal Save Movement, ilk olarak 2010 yılında Kanada’da Anita Krajnc ve köpek dostu Mr Bean’in yürüyüş yaparken yoldan geçen bir mezbaha tırındaki domuzları görmesi ve Anita’nın kırmızı ışıkta duran tırdaki domuzlara su vermesi ve bu haksızlığa karşı sessiz kalmak yerine harekete geçerek şiddeti ifşa etme fikri ile şekillendi. O günden itibaren, Anita ve aktivist dostları Toronto Pig Save adı ile, şehirdeki mezbaha tırlarını durdurarak hayvanlara yaşatılan adaletsizliği gözler önüne seren tanık olma eylemleri düzenlemeye başladı. Bugün 80 ülkede 1000’den fazla grup Animal Save Movement’ın ilkeleri doğrultusunda hayvan özgürlüğü için mücadele ediyor.

Türkiye’de Animal Save Moment’ın ilk grubu 2018 yılında İstanbul’da kuruldu. Daha sonra bunu 2019 yılında Ankara ve İzmir sonrasında da 2021 yılında Eskişehir grupları takip etti. 2018 yılından itibaren Türkiye’deki save grupları olarak sevgi temelli aktivizmi hayvan hakları/etik, insan sağlığı ve iklim krizi pencerelerinden ele alarak sürdürüyoruz.. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz eylemlerimiz:
Vigil (Tanık Olma Eylemi)
Save Square (Gerçeklik Küpü)
Vegan Mutual Aid (Yemek Dağıtımı)
Toplantılar (Bilgi Kulübu, Yaşayan Kütüphane vb)
Müzikli Aksatma Eylemleri (Süpermarket, Metro, Şehir Meydanları)
Söyleşiler ve Belgesel Gösterimleri
Atölyeler (Vegan Mutfak, Sıfır Atık, Ekoloji vb)
Ayrıca tanışma amaçlı ve veganizmin tanıtımının merkeze alındığı piknik, kahvaltı, ağaç dikimi, çöp toplama gibi etkinlikler düzenliyoruz.

İnsan dışı hayvanların “eşya” statüsünde konumlandırıldığı ve birçok alanda insan sömürüsüne maruz bırakıldığı dünyamızda; mezbahalar, hayvan çiftlikleri ve tüm hayvan hapishanelerinde esaret ve zulümle yaşamak zorunda bırakılan bireylerin gizlenen hikayesini düzenlediğimiz tanık olma eylemleri ile gözler önüne seriyoruz. Hayvanların öldürülüp birer “ürün” haline getirilmeden önce özgürce yaşamak isteyen, hisleri ve bilinci olan bireyler oldukları gerçeğini hatırlatarak, hayvan bireylerle aramızdaki kopmuş bağlantının etik bir çerçevede tekrar örülmesi ve toplum içinde farkındalık yaratmayı amaçlayan eylem ve etkinliklerle hayvan kullanımının tamamen sona ermesi için emek veriyoruz. Tolstoy’un sözleriyle: “Başka bir canlının çektiği eziyet size acı veriyorsa, eziyet görenden uzağa kaçma arzusuna yenik düşmeyin; tersine, daha yakına gelin, acılar içinde olan canlıya mümkün olduğu kadar yaklaşın ve ona yardım etmeye çalışın.” Bu sebeple, değiştirilebilir insan alışkanlıklarının sebep olduğu yıkım ve adaletsizliği elimize geçen her fırsatta ifşa etmeyi görevimiz biliyoruz.

Çocukluğumuzdan beri sağlıklı ve elzem olduğunu zannettiğimiz ancak bilimin de somut verilerle ortaya koyduğu, hayvansal “ürünlerin” kronik ve salgın hastalıkların çoğunun oluşmasında başrol oynadığı gerçeği konusunda toplumu bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. Düzenlediğimiz bitkisel yemek yapımı atölyeleri ve uzman görüşlerini aldığımız söyleşi ve panellerde gıda ve insan sağlığı konusunda saklanan gerçekleri duyulur kılmayı amaçlıyoruz. Hayvanların kullanılabilir eşya ve ürünler olmadığı gerçeğini esas alarak, her yaş ve kesimden insanın etik üretim ile %100 bitkisel, sağlıklı ve adaletli gıdaya ulaşma hakkına sahip olduğunu vurguluyoruz.

İklim krizinin mağdurlarının en başında, yaşam alanları yok edilen, açlık ve susuzluk ile mücadele etmek zorunda kalan hayvanlar olduğu gerçeğiyle, insan eliyle yaratılan bu krizin sona erdirilmesi için farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Dünyanın dört bir yanında hızla sürdürülen ormansızlaştırma faaliyetlerine karşı, yeryüzünü yeniden ağaçlandırmanın önemini vurgulayan ağaç dikme faaliyetleri düzenliyor, çeşitli sokak eylemleri ve online etkinliklerle, hayvan kullanımının iklim kriziyle doğrudan bağlantısını gözler önüne sererek toplumu bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. İnsanların belirli alışkanlıklarını değiştirmeleri ve daha bilinçli bir yaşam sürdürmeleri adına bilgilendirici ve yol gösterici paylaşımlarda bulunuyor, aynı zamanda hayvanlara ve yeryüzüne zarar veren endüstrilerden acilen %100 bitkisel ve etik üretim sistemine geçiş yapmalarını talep ediyoruz.

Climate Save Movement, Ağustos 2021’de Paris Anlaşması’na ek olarak Bitki Temelli Anlaşma’yı (Plant Based Treaty-PBT) sundu.
Bitki Temelli Anlaşma, iklim kriziyle mücadelede gıda sistemlerini ön plana çıkarmak için tasarlandı. Fosil Yakıt Anlaşması’nı (Fossil Fuel Treaty) örnek alarak hazırlanan Bitki Temelli Anlaşma ile hayvancılık nedeniyle zarar gören ekosistemlerin bozulmasının durdurulması ve daha sağlıklı, sürdürülebilir bitki temelli beslenmeye geçişi teşvik etmek amaçlandı.
Bir iklim felaketi yaşıyoruz ve önde gelen bilim insanlarına göre bunun için önümüzde sayılı yıllar var. Aksi takdirde büyük bir yıkımla karşı karşıya kalacağız.

Bilim insanlarını, bireyleri, grupları, işletmeleri ve şehirleri bu acil eylem çağrısını desteklemeye ve ulusal hükümetlere Bitki Temelli Anlaşma’yı uluslararası düzeyde müzakere etmeleri için baskı yapmaya çağrı yapılıyor.

Bu girişimin dünya liderleri tarafından dikkate alınması için önümüzde güzel bir fırsat var: Mısır’da yapılacak COP27 İklim Zirvesi. Katılımcıları PBT’yi onaylamaya ve müzakere etmeye yönlendirmek için çevrenizdeki bireyleri, grupları, şirketleri imza kampanyasını desteklemeye davet etmeniz acil önem taşıyor. Kampanya başarıya ulaştığı takdirde zirveye katılan karar vericilerin hayvancılığın yıkıcı etkisini görmezden gelmeye devam etmeleri imkansız olacak.
Bu girişimin değerlerinizle uyumlu olduğuna inanıyor ve sizi Bitki Temelli Anlaşma’nın destekçisi olmaya davet etmek istiyoruz.

https://plantbasedtreaty.org/tr/

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL