Yazıyı arada kendimizi de yerden yere vurarak yazmakta toplumsal yarar görüyoruz. Toplumu ilgilendiren temel konularda bir gazetecinin görevi samimi duygularla hareket etmesi diye düşünüyoruz. Hayatın bir çok alanında ortaya..
Yazıyı arada kendimizi de yerden yere vurarak yazmakta toplumsal yarar görüyoruz.
Toplumu ilgilendiren temel konularda bir gazetecinin görevi samimi duygularla hareket etmesi diye düşünüyoruz. Hayatın bir çok alanında ortaya konulan samimiyet yaşamsal duruşumuzdur.
Toplumsal duruş hayat içerisinde ince bir çizgi ile sınırlıdır. Duruşunu net koyamayan bir gazeteci içinde bulunduğu toplumda derin yaralar açar. Kadın ve çocuk mücadelesi verdiğini iddia edenlerin kendi özel hırslarından arınmış olması tamda mücadeleye verdiği öneme tekabül eder. Mücadelesi ve bakışı net olmayan devşirme bakışların şarlatanlıkları biriktirilmiş mücadele anlayışını deforme edecektir.
Son zamanlarda bir gazeteci olarak bizim bile ağır tepkiler verdiğimiz olaylarda maalesef ki aynı hassasiyeti meslektaşlarımızda görememek üzüyor bizi. Bir yandan kadın mücadelesi yaygarası koparıp bir yandan reklam almak için kadın onuruna yakışmayacak önerileri kendi menfaati uğruna kullanan meslektaşlarımızı yüz karası olarak nitelendirmek yanlış olmaz. Elbette ki hayata bakışlarımız siyasi olarak değişebilir, yalnız değişimin özümsenmesi kendi varlığının ispatı için kullanılamaz. Aynı olaya iki yüzlü yaklaşımlar o bahsettiğimiz toplumsal samimiyeti yerle yeksan eder.
En son duyup öğrendiklerimiz bizi eleştirmeye taşıdı. Dağın görünen yüzünde kaçırılan bir gencin duyurularını çıkıp yardım talep eden paylaşımlar yapacaksın, bir yandan da dağın arka yüzünde tamda tersinde bir genci ağır eleştiren mesajlar atacaksın. ‘’ Zaten eskiden de bu bunları yapıyordu ‘’ mesajlarınla toplumsal duyarlılığı kıracaksın’’ Her ne olursa olsun bir gencin yaşamı üzerinden eleştirel çıkarcı bir yaklaşımla bak ben biliyordum diye kullanılan cümleler toplumdaki hassasiyeti kırdığı gibi süslü kullanılan cümlelerinde altının boş olduğunu gösterir. Hiçbir koşulda bir gencin ağır eleştirileri hak ettiği düşünülemez ve bunu eleştirmek yerine bireye ve topluma önermeleri sunmak en anlamlısıdır. Bir yandan ilan çıkıp alttan alta ben biliyordum diye yaygara koparmak ilerdeki duyuruların, dayanışmanın güvenilirliğini sorgulatacak belki de ellerimizle yarattığımız duyarsızlıkla bir insanın kurtulmasına engel olacağız. Yani yalancı çoban gibi sonunda medyanın ahlakı tutumu telafisi mümkün olmayan bir acıyı getirecek.
Ne olursa olsun Allah gazetecinin de ahlaklısını versin. Ahlak yoksa meslek yok…
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)