Siyaset

AİLE ŞİRKETİMİ ÖRGÜT MÜ

Siyaseti yazarken en çok duyduğumuz tek adam rejimi konusu idi. Demokrasilerin olmazsa olmazları arasında olan güçler ayrılığı konusu nerelerde deliniyor anlamak ve anlatmakta fayda var. Özellikle muhalefetin eleştirdiği konuların başında..

AİLE ŞİRKETİMİ ÖRGÜT MÜ

Siyaseti yazarken en çok duyduğumuz tek adam rejimi konusu idi. Demokrasilerin olmazsa olmazları arasında olan güçler ayrılığı konusu nerelerde deliniyor anlamak ve anlatmakta fayda var.

Özellikle muhalefetin eleştirdiği konuların başında olan tek adam ve aile yönetimi konusunda bu kuralı yıkıp geçen uygulamaları da anlatmak gerekir.

Parti etik anlayışları gereği birinci derecede akraba olanların tek yönetimde olması doğru değil . Maalesef ki yasayı ve etik kuralları yandan dolaşmayı sevenlerin bunu uygulamadığını söylemek yanlış değil. Partiyi aile örgütü gibi yönetmek tek adam rejimini eleştirmenin tezatına düşürüyor örgütü. Ana kademede olamayacağını bilen aile fertleri örgütün diğer organlarına yerleşerek bir ahtapot gibi sarıyor partiyi. Ana kademede teyze, kadın kollarında amca kızı, gençlikte yeğen şeklinde formülasyon pekte yabancı değil bizlere. Yakın olduğumuz örgütün bu şekilde yerleştiği yerlerde partiyi yönetme çabası feodalite anlayışından vazgeçmediğini de gösteriyor. Feodalite yapı içerisinde eleştirilen parti yöneticisinin savunucusu da akraba bağları oluyor , yani örgütün diğer kademelerindeki yöneticiler feodaliteden dolayı savunma refleksi sergiliyor.

Maalesef ki yıllardır tekelleşen bu örgüt anlayışı bizi özlenen güzel yarınlara taşımak yerine feodalitenin batağında tutmaya yönelik ilerliyor.
Süslenmiş büyük cümlelerin, büyük idealist söylemlerin gerçekliği de bu noktada sorgulanmaya başlıyor. Partiyi sendikal alan çalışmalarının bir parçası yapmaya çalışanlarda sanırım partiye zarar verenler arasında. Parti toplantılarında sendikal çağrı yapanlar sendikal alandaki güçlerini de partiden alma eğilimi taşıyor. Her yerde olup her şeyi yönetmeye çalışma anlayışı aslında eleştirilen tek adam rejiminin bir benzerini gösteriyor bizlere. Basit aile refleksi ile partide ortak tavır alan bu feodal köhne yapı ne ülkeyi nede yarınları güvence altında tutacak siyaseti üretecek kapasitede olamaz.

Yakın içinde olduğumuz siyasal yapının Cumhuriyetin ikinci yüz yılında bu kalıpları yıkarak siyaset üreteceğine olan inancımız devam etmekle birlikte, bu örgüt yapısının kırılması için elimizden geleni yapacağımızı da söylemek gerekir sanırım.

Sendikal mücadele siyasal mücadele ile paralel olsa da birinin sadece hak arama olduğunu bir kez dah belirtelim.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL