Soğuk ve ölümden başka birde çaresizliğimiz kaldı demişti. İnsanın göz yaşı ateş gibi sıcak olur mu diyen bir annenin göz yaşlarında yandık hepimiz. Bir babaya atılan mesajlarda son kez..
Soğuk ve ölümden başka birde çaresizliğimiz kaldı demişti. İnsanın göz yaşı ateş gibi sıcak olur mu diyen bir annenin göz yaşlarında yandık hepimiz. Bir babaya atılan mesajlarda son kez kızının sesini duyan babanın o çaresizliği yeniden yeniden depremler yarattı içimizde. Masallar sustu bir anda. Ölü çocuklar masal dinlemezler ki. Annelerin bir harf duymak için hayatını vereceği beklemelerde kaldı her şey. Kent ikiye bölündü. Yerin altında yatanlar, yer üstü yaşarken ölenler. Artık ne eskisi gibi olur ki. Eskisi gibi güle bilir miyiz, eskisi gibi oyunlar oynaya bilir miyiz.?
Bastığımız toprak kan ve acı ile örtülmüşken kim basabilir ki korkusuzca . Hangi Şubat artık bize iyi gelir ki. Her Şubat donar kanımız, her Şubat haykırır ‘’ sesimi duyan var mı’’ Bu gün Hatay haykırıyor sokaklarda, defalarca , hep bir ağızdan ‘’ sesimi duyan var mı? Acının yıldönümünde yine ses yok. Medeniyetler korosu türkülerde sumayı tercih ediyor. Oyu olmayanların hizmet alamadığı şehirlerde bitmiyor yürek yangınları.
Unutmadık demek yetiyor mu? Kalbimizdesiniz demek yetiyor mu? Gidenler kalplere gömülürken kalanlara uzatamadığımız eller sızlamıyor mu soğuktan. Bitmedi daha sürüyor yaşam mücadelesi. Hem de en ağır acıları boynunda zincir gibi taşıyanlarca. Acılar kızgın ateş gibi geride kalanları dağlarken biz neredeyiz. Bende oradaydım diye fotoğraf paylaşmak dışında acıya ortak olamayanlar hala kendi dünyalarının bencilliğinde iken hangi acı son bulur.
Bir fotoğrafları bile kalmadı. Acının renginde her şey.
Hatay bağırıyor duyuyor musunuz? Hatay haykırıyor.
SESİMİ DUYAN VAR MI? SESİMİ DUYAN VAR MI?
SES YOK, EL YOK… BİZE KALAN UTANCIN KALELERİ..
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)