Öncelikle bıktık vallahi diyerek başlayacağız yazımıza. Kumpaslardan, ayak oyunlarından, koltuk sevdalarınızdan bıktık. Kralın soytarılarından, soytarıların oyunlarından, üç kuruşa yazanlardan bıktık vallahi. Kral çıplak deyip kral olmak isteyenlerden, koltuklardan vazgeçemeyenlerden,..
Öncelikle bıktık vallahi diyerek başlayacağız yazımıza.
Kumpaslardan, ayak oyunlarından, koltuk sevdalarınızdan bıktık. Kralın soytarılarından, soytarıların oyunlarından, üç kuruşa yazanlardan bıktık vallahi.
Kral çıplak deyip kral olmak isteyenlerden, koltuklardan vazgeçemeyenlerden, yalan üstüne yalan atanlardan, keçiyi koyun diye satanlardan, dava deyip davasız kalanlardan, kalemi kırık olanlardan, özgürlük deyip el etek öpenlerden bıktık vallahi.
İyiler kötüler kadar cesur olmadıkça bu çark kırılmayacak.. Dünya üzerine çöreklenmiş kötülüğün iliklerimize kadar işletildiği bu karanlıktan tek çıkış yolu iyiliği örgütlemek.
Kötülük kol geziyor. Şiddetin, tacizin , tecavüzün artmasının tek sorumlusu iyilerin susması.. O sarı öküzü vermeyecektik baştan. Sarı öküzü verdiğimiz gün o kendini aslan sananlar birer birer bizi ve değerlerimizi çürütmeye ve yok etmeye cesaretleniyor. Kötülüğe meyl etmelerine dur demenin , hadi oradan demenin zamanı geldi de geçiyor.
Dünya güce tapanların, gücün kendisi olmak isteyenlerin savaşı ile yaşanmaz hale getiriliyor. Güce ulaşmak için denemekten kaçındıkları bir şey yok. Filistin de , Filistin halkının özgürlüğüne, inançlarına kastedenlerle alevilerin inanç özgürlüğü ve ibadethanelerine kast edenler aynı gözle bakıyor dünyaya. O gözlerde karanlık, kin ve nefretten başka bir şey görmek çokta mümkün olmuyor. Özgürlük diye haykıranların inatla saldırdıkları başkalarının özgürlüklerine kara bir leke gibi düşüyor. Arsız hırsız ev sahibini bastırırmış sözü tamda yaşadığımız bu topraklarda yerini buluyor. Bazen susmanın, değerlere saygı duyup geri çekilmenin erdem olduğunu biri öğretmeli bunlara. Biri öğretmeli ki bin yıllık bir inancın orta yerine o çürümüş fikirlerini, niyetlerini taşımasınlar.
İyilik mutlaka kazanacak bir gün. Biz bize yapılanı unutmayıp haykırmaya başladığımızda o sivri dilleri çatallaşamayacak. Kalemleri kırılacak . Bunca kötülüğü nefreti, dedikoduyu, kini yüreğinde barındıranların neye hizmet ettiklerini anlamak çok zor. İşte geldik gidiyoruz dediğimiz bu dünyada geriye koltuklarınız boynu bükük kalacak. Yatlar, katlar, o gücünüz bir anda son bulmuş olacak. Size hayatın son hediyesi ise sadece toprağa kabul etmesi olacak 2 metre kefenle.
Küçük insanlar kişileri, normal insanlar olayları, büyük insanlar fikirleri tartışırlar . Bu yüzdendir ki yazılarımızda isim değil fikir tartışırız. Kalemimiz kişilerin iç dünyalarına mızrak gibi saplanırken kişisel dünyalara girmeyiz bazıları gibi. Haklılığımız bu gün olmasa da yarın konuşulacaktır.
Son olarak bir hikaye ve şiirle noktalayalım bu yazıyı iyilikten yana.
Bir dervişle bir padişah dar bir sokakta karşılaşır Padişah kibirle çekil önümden bre sefil ben sefillere yol vermem der. Derviş Padişahı boydan aşağı süze ve der ki ben yol veririm. Olay bu aslında. Biz yol veririz sana da, senin o karanlık dünyana da.
Yüre Bire Hızır Paşa
Yüre Bire Hızır Paşa
Yüre bire Hızır Paşa
Senin de çarkın kırılır
Güvendiğin padişahın
O da bir gün devrilir
Nemrud gibi Anka n\’oldu
Bir sinek havale oldu
Davamız mahşere kaldı
Yarın bu senden sorulur
Şah\’ı sevmek suç mu bana
Kem bildirdin beni Han\’a
Can için yalvarmam sana
Sehinşah bana darılır
Hafid-i Peygamber\’im has
Gel Yezid Hüseyn\’imi kes
Mansur\’um beni dara as
Ben ölünce il durulur
Ben Musa\’yım sen Firavun
İkrarsız Şeytan-ı lain
Üçüncü ölmem bu hain
Pir Sultan ölür dirilir
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)